"Hikmet-i Mi’rac" ne demektir? “Mi’racın hikmeti o kadar yüksektir ki, fikr-i beşer ulaşamıyor; o kadar derindir ki, ona yetişemiyor; o kadar incedir ve latîftir ki, akıl kendi başıyla göremiyor.” İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hikmet; “fayda, gaye, hak ve maslahat” gibi mânâlara geliyor.

Bir atoma, bir hücreye yahut bir çekirdeğe konulan hikmetler ayrı birer ilim dalı olarak ortaya çıkmış, her birisi hakkında nice kitaplar yazılmıştır. En küçük bir varlığına bu kadar hikmetler takan Cenâb-ı Hak, elbette mi’rac gibi en büyük bir hâdiseyi gayesiz, faydasız kılmaz, onu abesiyete kalbetmez.

Mi’racın hikmetinin insan idrakinin ulaşamayacağı kadar yüksek ve derin olduğu beyan edildikten sonra şöyle deniliyor:

“...Fakat, bâzı işaretlerle, hakikatleri bilinmezse de vücudları bildirilebilir.”(1)

Bir şeyin var olduğunu bilmek başka, onun hakikatini idrak etmek daha başkadır. Meselâ, ruhumuzun varlığını kesin olarak biliriz ama, hakikatine ancak bazı işaretlerle, yani bedenimizde icra ettiği faaliyetlerle uzaktan bakabiliriz. Haritada bir şehrin isminin yazılması o şehrin varlığını bildirir, ama o küçük noktada ve işarette şehrin hakikatini bilmek, azametini anlamak mümkün değildir.

Üstadımız, mi’racın hikmetine dair yazdığı bu çok harika dersin, onun hakikî hikmeti yanında ancak bir işaret kadar kaldığını ifade etmekle, kalpleri o büyük mucizeye hayret etmeğe ve hayran olmaya sevk etmiş oluyor.

“Akıl kendi başıyla göremiyor.” ifadesi şu hakikat dersini hatırlatıyor:

"Ehl-i velâyet, gaybî olan şeyleri, bildirilmezse bilmezler.”(2)

Gaybî bir hâdise olan mi’rac da ancak Cenâb-ı Hakk’ın bildirmesi ve Allah Resûlünün (asm.) izah etmesiyle bilinir ve anlaşılır.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Otuz Birinci Söz, Üçüncü Esas.
(2) bk. Kastamonu Lahikası, 120. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...