"İmansız İslâmiyet sebeb-i necat olmadığı gibi, bilerek İslâmiyetsiz iman dahi dayanamıyor, belki necat veremiyor." İzah eder misiniz?

Soru Detayı

- Bilmeyerek İslamiyetsiz hayat nasıl olur, hem necat verebilir mi?
- Bilerek veya bilmeyerek İslamiyete somut misal olarak neler olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İman; imanın altı rüknüne inanmanın ifadesidir. Kısacası, Kur'an'ın ifade ettiği ve Hz. Peygamber (asm)'in bildirdiği bütün emir ve yasakların hak ve doğru olduğunu kalb ile tasdik, dil ile ikrar ve kabul etmek demektir.

İslam ise: Daha ziyade içtimaî hayata bakan emir ve yasakları kabul ettikten sonra yaşamaktır.

Bir misal vermek gerekirse; imanın rükünlerini kabul ettiği halde, İslam'ın iktisadî modelini kabul etmeyip, kominist rejimin ekonomik doktrinlerinin daha doğru ve isabetli olduğunu ifade edenler hatta hayata taşıyanlar vardır. İşte bu insanların imanı sağlam değildir. Zira İslamiyetsiz iman, iman değildir.

Sualin teferruatına gelecek olursak;

İslam’ın kaidelerini, ulvî hakikatlerini inkâr eden birisinin imanı geçerli olmaz ve kişiyi dinden çıkarabilir. “Bilerek İslâmiyetsiz iman dahi dayanamıyor, belki necat veremiyor, denilebilir.”(1) ifadesi de bu manaya gelmektedir.

Belki kelimesi Farsça da kesinlik ifade eder. Halk dilinde “bir ihtimal” manasına gelen “belki” kelimesi, Farsça’da “belli ki, bilinen bir hakikattir ki, bil ki, öyle ki, daha doğrusu, şurası muhakkak ki, şu kesin ki” gibi kat’iyet ifade eden manalarda kullanılmıştır.

Mesela, birisi; "Ben İslam’ın her şeyine şartsız ve şüphesiz iman ediyorum, lakin faizin haram kılınmasını bir türlü kabul edemiyorum" dese, bu kişinin imanı gider. Ama faizin haram olduğunu kabul ettiği halde, ona bulaşırsa günahkâr olur.

Bir kimse bilmeyerek küfür işlerse, küfre girer zira bilmemek özür değildir. Bir kimse hırsızlığın suç olduğunu bilmese de öyle bir suç işlese, hâkim onun cehaletini özür olarak kabul etmez ve cezalandırır.

Bir kimsenin kalbi iman ile dolu olduğu halde, küfre sebep olan bir şeyi zaruret olmadan yapar veya söylerse, kâfir olur. Kalbindeki imanın ona hiçbir faydası olmaz. Zaruret; kendisini tehdit ederlerse, dili ile söylediği küfür olmaz.

İslam hukukunda, cehaletin mazeret sayılması sadece “karibu’l-ahd” denilen "yeni Müslüman olmuş ve söz konusu hususları öğrenecek bir zamanın geçmediği bir durumla" sınırlı olarak kabul edilir.(2)

Bunun dışında “bilmemek” mazeret sayılmıyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Barla Lahikası, 271. Mektup.
(2) bk. Nevevî, el-Mecmu’, 3/14, 80.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 5.577
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...