"İnsanların bir kısmı, arzu ve ihtiyarıyla teklifi kabul etmiştir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, nev-i beşerin ahvâline dikkatle bakılırsa görülür ki, ruhun mânen terakkisini, vicdanın tekâmülünü, akıl ve fikrin inkişaf ve terakkisini telkih eden, yani aşılayan, şeriatlardır; vücut veren, tekliftir; hayat veren, peygamberlerin gönderilmesidir; ilham eden, dinlerdir. Eğer bu noktalar olmasaydı, insan hayvan olarak kalacaktı ve insandaki bu kadar kemâlât-ı vicdaniye ve ahlâk-ı hasene tamamen yok olurlardı. Fakat insanların bir kısmı, arzu ve ihtiyarıyla teklifi kabul etmiştir. Bu kısım, saadet-i şahsiyeyi elde ettiği gibi, nev'in saadetine de sebep olmuştur."

"Amma insanların büyük bir kısmı, ihtiyarıyla küfrü kabul ve tekâlif-i İlâhiyeyi reddetmişlerse de, teklifin bazı nevilerinden süzülen terbiyevî, ahlâkî vesaire güzel şeyleri aldıklarından, teklifin o nevilerini zımnen ve ıztıraren kabul etmiş bulunurlar. İşte bu itibarla, kâfirin her sıfatı ve her hâli kâfir değildir."(1)

Teklifi yani dini kabul edip terakki ve tekemmül edenler; peygamberler, evliyalar, asfiyalar, âlimler ve bu mübarek zevatın yolunda giden mü’min ve Müslümanlardır.

Teklifi kabul etmeyip tedenni ve tezellül edenler ise; kâfirler, münafıklar ve fasıklardır ki maalesef insanların ekseriyeti bu yolu tutmuştur.

Teklif, peygamberlerin hak ve semavî dinleri insanlara anlatması ve imana davet etmesidir. Peygamber Efendimiz (asm)'in İslam dinini insanlığa sunması ve imana davet etmesi de bu teklifin en sonu ve en mükemmelidir.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi, 26 ve 27. Âyetlerin Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.662
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...