"Kalbinde bir ihtilâl, bir fenalık hissi uyanırsa; yüksek hissiyatı, kemalâtı sukut etmeye başlar; kalbinde tahribata, fenalığa bir meyil, bir zevk peyda olur." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Ve keza, bir şahsın kalbinde bir ihtilâl, bir fenalık hissi uyanırsa, yüksek hissiyatı, kemâlâtı sukut etmeye başlar; kalbinde tahribata, fenalığa bir meyil, bir zevk peyda olur. Yavaş yavaş o meyil kalbinde büyür; sonra o şahıs, bütün lezzetini, zevkini tahribatta, fenalıkta bulur. İşte o vakit, o şahıs, tam mânâsıyla arzda yırtıcı bir hayvan, ihtilâli çıkarıp büyüten bir belâ, fesadı durmayıp karıştıran bir âfet kesilir."(1)
Kâinatta zıtların çarpışması, birbirini istila etmesi, birbirinin yerine geçmesi âdetullahtır. Meselâ; bir odaya sıcaklık girmeye başladığı zaman, onun zıddı olan soğukluğu odadan dışarı atmaya başlar. Ya da bir yere aydınlık geldiği zaman, karanlığı tard eder, yani onu oradan çıkarır.
Aynı şekilde insanın kalbi de latif bir menzil ve çok şeffaf bir oda gibidir. Bir şahsın kalbinde bir bozulma, bir fenalık hissi uyanmaya başlarsa; onun zıddı olan yüksek hissiyatı ve güzellikleri oradan çıkarmaya başlar. Artık o kalbte, tahribata, fenalığa bir meyil başlar ve ondan zevk alır
Kalp, boşluğu kabul etmez. Kalbe ya hayır ya şer, ya fenalık ya iyilik, ya güzel hissiyat ya çirkin duygular hükmeder.
Allah, imtihan icabı olarak şerrin, çirkinliğin ve fenalığın içine de menhus bir lezzet koymuştur. İnsan bu menhus ve cüz’î lezzete aldanıp şerre müptela olursa, artık onun bütün duyguları şer hesabına çalışmaya başlar. Kalbi, iman mekânı olmak yerine, fesat yuvası haline gelir...
(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Sûresi, 26-27. Âyetlerin Tefsiri.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü