"İşte şu zerre, bir güneş gibi bir nur-u tevhidin şuaını gösteriyor. Ziyayı havaya, mai türaba kıyas et." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Havadaki her bir zerre, her bir çiçeği, her bir meyveyi ziyaret edebilir. Her bir çiçeğe, her bir meyveye girer, işleyebilir. Eğer her şeyi görür ve bilir bir Kadir-i Mutlakın memur-u musahharı olmasa, o serseri zerre, bütün meyvelerin, çiçeklerin cihazatını ve yapılmasını ve ayrı ayrı sanatlarını ve onlara giydirilen suretlerin terziliğini ve hıyâtât-ı kâmile-i muhita-i sanatını bilmek lazım gelir."

"İşte şu zerre, bir güneş gibi bir nur-u tevhidin şuaını gösteriyor. Ziyayı havaya, mâi türaba kıyas et." (22. Söz, 2. Makam)

Âlemde her şey bir aynanın Güneş'e karşı durup ışığına mazhar olması gibi, Allah'ın sonsuz sıfatlarının tecellisiyle mükemmel işlere tecelligâh olabiliyor. Yani sanki o ilahi sonsuz sıfatların sahibi gibi işlere vesile olabiliyor. Aynen öyle de havanın her bir zerresi her çiçeği her meyveyi ziyaret edip içinde işleyebilir. Her bir canlıya girip her yerini âdeta bilir gibi işlyebilir. Ya bu zerre bir memur denilecek ve bu mükemmel iş Allah'tan bilinecek. Ya da bu zerrenin müstakil bir şekilde kendine -güya- ait olan ilim ve kudretle iş yaptığını kabul etmek lazım gelir ki, bu safsatayı aklı gözüne inmişlerden başkası kabul edemez.

Tevhid nuru, -büyük küçük- kâinatın her tarafında ve her parçasında parlak bir şekilde görülmektedir. Bir atom, tevhid nurunu gösterme açısından Güneş'ten geri kalmaz.

Kâinat ve onun her bir parçası, mükemmel ve sanatlı bir şekilde yaratıldığı için, sonsuz bir ilim, sonsuz bir irade ve sonsuz bir kudret gerektiriyor. Yani atomdan ta kâinata kadar her şey mükemmel ve sanatlı olduğu için, bir tek Allah tarafından yaratılmayı iktiza ediyor. Şayet bir tek ilah kabul edilmezse, atomlar adedince ilahları kabul etmek lazım gelir.

Güneş ışığının yedi rengi birkaç milimlik bir aynada nasıl tecelli ediyorsa, Allah’ın yedi ezelî sıfatı da her bir zerrede kendini göstiyor. Yani zerreden Güneş'e kadar her şey “hayat sahibi, ilim ve kudrete ve sair sıfatlara” malik olan Allah’ın varlığına ve birliğine şehadet ederler.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Bu masnuat, bir Hâkim-i Hakîmin, bir Kebir-i Kâmilin hudutsuz sıfat ve isimleriyle ve nihayetsiz, mutlak olan ilim ve kudretiyle yapılıyor, icad ediliyor." İzah eder misiniz?

- "Cenab-ı Hakk'ın varlığı kabul edilmezse, her zerrenin akıllı ve şuurlu olması gerekirdi." Allah bir şeye "Ol!.." der oluverir, demek ki bu emre muhatab olan her şeyde akıl vardır, şeklindeki düşünceler doğru mudur?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

sümeya
Ziyayı havaya, mâi türâba kıyas etmek nereye bağlanabilir bu mukayesenin manası nedir
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Işığın havada suyun toprakta kolayca işlenmesi şeklinde anlayabiliriz. Hava ışığa zorluk çıkarmazken toprakta suya zorluk çıkaramıyor.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...