Kâinat kitabındaki bu yazılıp bozulmanın sebep ve hikmeti ne olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad Hazretleri dünyanın darü’l-hikmet, ahiretin ise darü’l-kudret olduğunu beyan ediyor. Bu hikmet âleminde her şey kademeli olarak, safha safha yaratılıyor. Kâinat altı devrede yaratıldığı gibi insan da ana rahminde dokuz ayda, altı ana devrede dünyaya geliyor. Her şey tedricen kemale erdiği gibi, yine tedricen zevale meylediyor ve sonunda ölümü tadıyor.

Bu ölümlü âlemde, gidenlerin yerlerine yeniler yaratılarak kâinat yeni misafirlerle şenleniyor ve ilahi isimlere bu yeni misafirler ayinedarlık ediyorlar. Bu imtihan dünyasına yeni insanlar alınıyorlar. Eğer değişim olmasaydı, bahar bir defa gelecek yeni çiçekler açılamayacaktı; insanlar bir defada yaratılacaklar yeni insanlar dünyaya gelemeyecekti.

Üstad Hazretleri bu konuyu Mektubat’ında değişik yönleriyle değerlendiriyor. O Risaleden sadece iki cümle nakledelim:

"…Zemin yüzünü, aynen öyle bir mezraa yapmış ki, mevsim be mevsim âlemleri, envaları içinde eker, biçer, kaldırır."

(…)

"Kendi mülkünde her bir şeyi birer sayfa hükmünde inşa etmiş. Her sayfada, yüzer tarzda manidar mektubatını yazar; hikmetini, âyâtını izhar eder, zişuurlara okutturur." (Mektubat, Yirminci Mektup, İkinci Makam)

Bir başka dersinde de mahlukatın yaratılış hikmetlerini maddeler halinde sıraladıktan sonra, kâinattaki değişimlerin hikmetini şu şekilde özetliyor:

"...Ve yakinen bana bildirildi ki, kâinattaki kudretin faaliyeti ve seyr ü seyelân-ı eşya o kadar manidardır ki, o faaliyetle Sâni-i Hakîm enva-ı kâinatı konuşturuyor."

"Güya göklerin ve zeminin müteharrik mevcutları ve hareketleri, onların o konuşmalarındaki kelimelerdir; ve taharrük ise, bir tekellümdür. Demek, faaliyetten gelen harekât ve zevâl, bir tekellümât-ı tesbihiyedir. Ve kâinattaki faaliyet dahi, kâinatın ve envâının sessizce bir konuşması ve konuşturmasıdır." (age., Yirmi Dördüncü Mektup, Birinci Makam)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...