"Kalb-i insan, kainatı içine alabilir ve o kadar muhabbet taşıyabilir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem bu küçük insanın küçücük kalbinde kâinat kadar bir aşk yerleşir. Evet, kalbin mercimek kadar bir sandukçası olan kuvve-i hafıza, bir kütüphane hükmünde binler kitap kadar yazı, içinde yazılması gösteriyor ki, kalb-i insan, kâinatı içine alabilir ve o kadar muhabbet taşıyabilir." (Lem'alar, 11. Lem'a, Onuncu Nükte)

Bu vecize insanın iç dünyasındaki o muazzam potansiyeli gözler önüne serer. Fiziksel olarak küçücük olan insanın, manevi açıdan ne kadar devasa bir genişliğe sahip olduğunu çok zarif bir şekilde anlatır.

Buradaki derin manayı birkaç ana başlıkta inceleyebiliriz:

Kalbin Sınır Tanımayan Genişliği

Kâinatı İçine Almak: İnsan kalbi, sadece etten ve kemikten ibaret fiziki bir organ değildir. Manevi anlamda kalp duyguların, arzuların, hayallerin, sevginin ve en önemlisi marifetullahın merkezidir. İnsan kalbi o kadar geniştir ki, koca kâinatı, yıldızları, baharı, geçmişi ve geleceği sevebilecek, onları kendi içine sığdırabilecek ve yaratılan varlıkların dışına çıkıp Vacib olan Allah'ı tanıyıp sevebilecek bir kapasiteye sahiptir.

Sonsuz Muhabbet Taşımak: İnsandaki sevme kabiliyeti sınırsızdır. Çocuklarımızı, eşimizi, anne-babamızı, dostlarımızı, evimizi, doğayı, sanatı aynı anda sevebiliriz. Kalbimiz "Artık doldum, daha fazla sevemem." demez. İşte bu, kalbe yerleştirilmiş sonsuz bir muhabbet sermayesidir.

Bu Potansiyelin Veriliş Amacı

Metnin can alıcı noktası şudur: Sonsuz bir sevme yeteneği, neden fâni ve geçici bir dünyaya verilsin?

Mecazi Sevgilerden Hakiki Sevgiye: İnsan kalbi kâinatı içine alacak kadar büyüktür, çünkü o kâinatın içindeki her şeyde tecelli eden ilahi güzellikleri fark edip, oradan kâinatın sahibine (Allah'a) ulaşmak için tasarlanmıştır.

Kalbin Kırılma Sebebi: Eğer insan, kâinatı içine alabilecek kadar büyük olan o sevgiyi sadece fâni, geçici, ölümlü şeylere hasrederse kalp tatmin olmaz. Ayrılıklar, kayıplar ve vefasızlıklar o kalbi yaralar. Üstad'ın başka yerlerde de belirttiği gibi; sonsuz bir muhabbet, ancak sonsuz bir cemal sahibine -Bâkî-i Zülcelâl'e- yöneltilirse hakiki yerini bulur.

Küçük Bir Ayna, Büyük Bir Akis: İnsan bedenen kâinatın küçük bir meyvesidir; fakat kalben ve ruhen, bütün kâinatı içine alabilecek ve onu yaratan zatın sevgisine ayna olabilecek bir genişliktedir.

Özetle: "Kâinatı içine alabilecek bu kalbi, geçici ve küçük menfaatlerle doldurup daraltma; onu asıl varlık sebebi olan sonsuz muhabbetullaha (Allah sevgisine) aç." mesajı verilir. Kalp, kâinatı içine alabilir; çünkü o, kâinatın yaratıcısını tanımak için genişletilmiştir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Kalb bedenin aktarına neşr-i hayat ettiği gibi, kalbdeki ukde-i hayatiye olan marifet-i Sanidir ki, istidadat-ı gayr-ı mahdude-i insaniyeyle mütenasip olan..." İzah eder misiniz?

- "Kalp" ne demektir?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 25
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...