"Kalbin gözbebeğinde aks-i nurunu yerleştirmektir." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nasıl ki güneş ışığı ile insanın göz bebeğine giriyorsa, onun kalp aynasına da Allah’ın bütün isim ve sıfatları tecelli etmektedir. Ama bu tecelli, insanın iradesinin sarfından sonra olur. Üstad, bu mânâyı "Kalbin göz bebeğine aks-i nurunu yerleştirme" ile ifade ediyor.

Nasıl ki, görme hâdisesi, gözün merkezi olan gözbebeğinde gerçekleşiyorsa, iman, marifet ve muhabbetin de tecelli mahalli insanın kalbidir.

"Ben göklere ve yere sığmam, fakat mü'min kulumun kalbine sığarım."(1) hadis-i kudsîsi, bu mânâya işaret eder.

Bâtın-ı kalb âyine-i Sameddir.”

Beden kâinatla ve ondan süzülen nimetlerle beslenir ve onlarla tatmin olurken, insan kalbi mahlûkatla tatmin olmaz. “Kalpler ancak Allah’ı anmakla tatmin olur” meâlindeki âyet-i kerîmenin (Ra’d, 28) verdiği derse göre, insan kalbi bu âlem ve içindeki eşya ile değil, Allah’a iman ile marifet ile muhabbet ile tatmin olmaktadır. Buna göre samediyetin en büyük, en küllî âyinesi insan kalbidir.

İmanın zevkine varmak, onu inkişaf ettirmek ve korumak için iki mühim esas vardır: Salih amel ve takva.

Salih amelin ölçüsü, Allah Resulünün (asm.) işlediği bütün güzel amelleri yapmaya çalışmak; takvanın ölçüsü ise bütün kötülüklerden Onun sakındığı gibi sakınmaktır.

İşte, “hayatınızı imân ile hayatlandırınız ve ferâizle zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz” cümlesinde bu esaslar güzel bir şekilde ders verilmiştir.

Bir hayat, iman ile kemale erer ve canlılık kazanırsa, onu hemen ibadet takip eder; “feraizle ziynetlendirmek”, yani farzları işlemekle onu süslemek, daha da güzelleştirmek vazifesi başlar. Kazanılan bu nimetin kaybedilmemesi, bu süslerin bozulmaması, çirkinliğe dönüşmemesi için de takvaya, günahlardan çekinmeye ihtiyaç vardır.

(1) el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ: II/165; İmam-ı Gazâlî, İhyâ-u Ulûmüddîn, III/14.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

ciddeli
Tıbbi bir açıklama ile yorumunuza yön vermek isterim. Görüntüler gözbebeğine yansır ve gözün içindeki küreye de temessül eder ve oradan sinirler ile beyinde yorumlanır ve görme algısı gerçekleşir. Nasılki bir insanın gözbebeğine bakıldığında, o gözün baktığı yer, gözbebeğinde görünür. Gözbebeği şeffaf ve içinde bulunan bir organ. Görmenin ilk adımıdır, içeriye nakleder. Nurun gözbebeğine yerleştime ifadesi, Allahu A'lem, bir şeye sürekli bakmayı, bir işi sürekli yapmayı ifade etmektedir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...