"Beşîr ve Nezîrin (a.s.m.) basar ve basîreti, hakikatı hayalden tefrik edememekten münezzehtir, celildir,.." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Evet, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânı talim eden Cenâb-ı Hakka kasem ederim ki, o Beşîr ve Nezîrin (a.s.m.) basar ve basîreti, hakikatı hayalden tefrik edememekten münezzehtir, celildir, celîdir; veya insanları kandırarak mağlâtalara düşürtmekten, meslek-i âlileri ganîdir, âlidir, temizdir, tâhirdir!" (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 23-24. Ayetler)
"Beşîr" cennet ile müjdeleyen "Nezîr" de cehennem ile korkutan demektir. Peygamber Efendimiz (a.s.m) insanlığı cennetle müjdelerken, cehennem gibi dehşetli bir tehlikeden de sakındırıyor.
Böyle çok mühim ve büyük bir meselede ya da davada, kendi ikna olmadan, kendi basar ve basireti ile görüp iman etmeden başkalarını buna iman etmeye davet etmesi beklenemez. O Habib-i Kibriya (asm) ki, düşmanlarının bile "el-Emin" diye tavsif ettiği, doğruluğu ile şöhret bulmuştur. Bu durumda insanlığı böyle çok büyük ve çok ehemmiyetli bir meselede -hâşâ- aldatması, görmediği bir şeye gördüm demesi ve insanları büyük bir yalana tevcih ve irşad etmesi asla ve kat’a mümkün değildir. Bütün güzel hasletlerde en zirvede olan o yüce ahlak sahibi böyle alçak ve adi yollara tevessül etmez.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü