"Külli manadan gözlerini yumup ve çok sadık olan masadakları görmeyerek..." Burayı hayalî bir acip ferd ile izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hâlbuki, hak ve hakiki çok efradını gördük. Ve şimdi bu insafsız ve haksız coğrafyaya ve sersem ve sermest ve sarhoş kozmoğrafyaya bak:

Nasıl bu iki fen hata ederek, hak ve hakikat ve sadık olan küllî manadan gözlerini yumup ve çok sadık olan masadakları görmeyerek hayalî bir acip ferdi, mana-yı ayet tevehhüm ederek ayete taş attılar, kendi başlarını kırdılar, imanlarını uçurdular!" (Lem'alar, 12. Lem'a, İkinci Mesele-i Mühimme)

Semavatın yedi tabaka olmasının birçok anlamı var ve bu anlamlardan bir tanesi sabit ve doğru olduktan sonra ayetin doğruluğu da sabit olmuş olur.

Ama inkârcılar semanın bir tabaka olduğunu iddia edip bunuda kesin ve bilimsel bir gerçekmiş gibi düşünüp ayetin "yedi tabaka" ifadesine itiraz ediyorlar. Özellikle itiraz ve inkâr ettiği kısım semavatın bu maddi âlemle sınırlı olmayıp uhrevi âlemlerdeki sema tabakalarını da içine almasıdır. Ayrıca onlara göre semavat denilen âlem; cansız, ruhsuz ve içinde yaşayanların olmadığı görünen şehadet âlemidir.

Hayalî acib bir ferdin ne olduğu konusunda bir açıklama yapılmadığı için bir şey söylemek zordur. Ama şu ifadeler bu manaya işaret ediyor olabilir:

"Dördüncüsü: On Sekizinci Mektupta tabakat-ı arzın acaibine dair ehl-i keşfin tavr-ı akıl haricinde beyan ettikleri tasvirata dair bir temsil zikredilmiştir."

"Hülasası şudur ki: Küre-i arz, âlem-i şehadette bir çekirdektir; âlem-i misaliye ve berzahiyede bir büyük ağaç gibi, semavata omuz omuza vuracak bir azamettedir. Ehl-i keşfin küre-i arzda ifritlere mahsus tabakasını bin senelik bir mesafe görmeleri, âlem-i şehadete ait küre-i arzın çekirdeğinde değil, belki âlem-i misalideki dallarının ve tabakalarının tezahürüdür. Madem küre-i arzın zahiren ehemmiyetsiz bir tabakasının böyle başka âlemde azametli tezahüratı var; elbette yedi kat semavata mukabil yedi kat denilebilir. Ve mezkûr noktaları ihtar için, îcâz ile i'cazkârane bir tarzda âyât-ı Kur'âniye, semavatın yedi tabakasına karşı bu küçücük arzı mukabil göstermekle işaret ediyor." (bk. age, Birinci Mesele-i Mühimme)

Ehl-i keşfin küre-i arzda ifritlere mahsus tabakasını bin senelik bir mesafe görmelerini, ayetin bir manası gibi görüp itiraz ediyorlar. Özellikle coğrafyacılar dünya üzerinde böyle bir yerin olmadığına itiraz ediyorlar. Oysa ehli keşif dünyada değil dünyanın yansımalarının tecelli ettiği âlem-i misali kastediyorlar. Yani bin senelik mesafe dünyada değil âlem-i misaldedir.

Kaldı ki bu keşif ayetin masadakları içinde bile bulunmuyor ama inkârcılar ayeti inkâr etmek için ayetin tek manası bu imiş gibi bir hava estiriyorlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...