"Manidar bir mektub-u Rabbânî ve muntazam bir kaside-i kader" teşbihlerini izah eder misiniz? Kâinata da muntazam bir kaside-i kader denilmesini nasıl anlayabiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kâtib “yazan”, mektub da “yazılan” demektir. Rabbanî ise, belli bir terbiyeden geçmekle son halini almış manasına gelir.

Kâinat büyük bir kitap, her mahlûk ise o kitaptan bir kelime, bir cümle makamındadır. İnsanın “gayet mânidar bir mektub-u Rabbânî” olması ifadesi, çok harika bir tefekkür hazinesidir.

Örnek olarak bir elma üzerinde konuşalım: Bir kâğıda elma yazalım ve kâğıdın üzerine de bir elma koyalım. Bunların her ikisine elma deriz. Şu farkla ki, birincisi sadece elmanın ismini ifade eder, onun hiçbir özelliğini taşımaz. Yani kâğıda yazdığımız elma yenilmez ve insana hiçbir fayda sağlamaz. Gerçek elma ise rabbanidir, yani ağaçtan hassas ölçülerle süzülmüş, üstüne güzel bir renk, içine faydalı vitaminler konulmuş çok değerli bir gıda olmuştur.

Bir harf kâtipsin olmayacağına göre o elma yazısı da bir kâtibi gösterir. Gerçek elma ise ondan çok daha ileri bir derecede, kendini kudret kalemiyle yazan Rabbinin sanatını, rahmetini ve hikmetini ilan eder.

Bu kısa açıklamadan sonra “gayet mânidar bir mektub-u Rabbânî” ifadesine bir derece nazar etmeye çalışalım. İnsan da yeryüzü sayfasında kudret kalemiyle yazılmış en manidar bir kelimedir. Öyle ki onun her bir organı mesela, gözü, kulağı, kalbi, midesi hakkında ciltlerle kitaplar yazılmıştır. İnsan bedeni hakkında yazılan bu sayısız kitaplar yanında ruhu ve ona takılı olan aklı, hafızası ve his dünyası da ayrı birer kitaptırlar. İnsan ahsen-i takvim olarak ifade edilen bu üstün yaratılışı sayesinde hem kendini, hem onu meyve verene kâinat ağacını tefekkür etmekte, İlâhî sıfat ve isimlerin tecellilerini okumakta, imanı, marifeti ve muhabbeti daima teali etmektedir.

“Kaside-i kader” üzerinde de kısaca duralım:

Bilindiği gibi kaside büyük zatları methetmek için yazılan bir şiir türüdür. Kasideler genellikle aruz vezninde yazılmıştır. Bu vezinle yazılan şiirlerde kelimeler belli bir kalıba göre seçilir ve yerleştirilir. Kaside-i kader ifadesi her mahlûkun hem son derece nizamlı yaratıldığını hem de kendinde tecelli eden esmâ ve sıfatlarla Cenab-ı Hakk’ın medih ve senasını dile getirdiğini birlikte ders verir. Kader kelimesi, her şeyin daha yaratılmadan bütün özellikleriyle İlâhî ilimde takdir edildiğine dikkatimizi çeker.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...