"Kâinattaki sanat-ı muntazamanın küçük bir mikyasta nümunesi insanda vardır." Kâinattaki muntazam sanat ile insandaki numunelerine birkaç misal verir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şu gördüğümüz madde âlemi manevi kanunlarla sevk ve idare edilmektedir. Bunun en yakın misali, dünyamızın Güneş'e cazibe kanunuyla bağlı olarak hareketini sürdürmesidir. Aynen öyle de şu görünen bedenimiz de görünmeyen bir ruhla idare edilmektedir. Nurlarda geçen şu ifadeler de konumuzla yakından alakalıdır:

"Evet, arzın evvel-i hilkatine bakıyoruz ki, mayi haline gelen bir madde-i seyyaleden taş ve taştan toprak halk edilmiş." (Sözler, 33. Söz, 22. Pencere)

İnsan vücudu da bir mayi ile başlayan yolculuğunda kemiklere kavuşmuş ve o kemiklere etlerin giydirilmesiyle mevcut hâli almıştır.

Bir başka misal:

"Hem hangi kanunla zerreyi, mevlevi gibi tahrik ederse; aynı kanunla Küre-i Arz'ı meczub ve semaa kalkan mevlevi gibi döndürüyor ve o kanun ile âlemleri böyle çeviriyor ve manzume-i şemsiyeyi gezdiriyor." (Mektubat, 24. Mektup, İkinci Makam)

İnsan bedeninin de temel taşları atomlardır ve bu yönüyle de insan ile kâinattaki muntazam hareket arasında yakın münasebet vardır ve her ikisi de Cenab-ı Hakk’ın birliğini göstermektedir.

İnsandaki damarların -kılcal damarlar dâhil- yüz bin kilometre olduğu yani ekvatorun iki buçuk katı kadar bir uzunluğa sahip olduğu tespit edilmiş. Buna göre, dünya kendi etrafında dönerken damarlarımız da dünya ekseninin iki buçuk katı kadar bir mesafede kanımızı deveran ettiriyor. Her iki faaliyet de sonsuz bir ilim ve hikmetle cereyan ediyor.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Misal-i Musağğar" ne demektir?

- "Mahiyet-i insaniye, şu kâinatın bir misal-i musağğarı olduğundan, âdeta âlemde ne varsa insanda nümunesi vardır." cümlesini açar mısınız?

- "İnsan şu âlem-i kebirin bir misal-i musağğarıdır." cümlesini açar mısınız? Her insan bu hakikati taşıyor mu?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...