Block title
Block content

Mehdilik veya Mehdi hakkında bilgi verir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mehdi meselesi hadislerde mutlak bırakıldığı için, "Şu şahıs kesinlikle mehdidir." demek yanlış olur. Ancak birileri hakkında mehdi olabilir kanaatini taşımanın bir sakıncası yoktur. Risale-i Nur'da mehdilik bir şahıstan ziyade, bir cemaat olarak tarif ediliyor. İnsanların beklediği mehdi ise bu cemaatin dümdarı ve çekirdeği hükmündedir. Cemaatin yol haritasını ve nasıl hareket edeceğini eserleri ve fikirleri ile gösterecek, onu takip eden cemaat ise, o yola ve eserlere göre hareket edecektir. Zaten kainattaki adetullah denilen sisteme uygun olan mana da budur.

Yoksa insanüstü güçlere sahip  bir adam gelip, bütün insanlığı bir dokunuş ile değiştirip dönüştürecek demek, safsatadan başka bir şey değildir. Bu manada  bir mehdiyi beklemek çok safdillik olur.

Gerçekçi bir mehdi anlayışı ve Risale-i Nur'un genel mehdi profili şöyledir:

Müceddid ve alim bir insan olup, insanları küfür ve  fikri dalaletten kurtarıp, asrın gereklerine uygun bir sosyal ve siyasal yapıyı eserlerinde göstererek, hem Müslümanlara hem de insanlığa rehber olacak bir zattır. Bu zat bir çekirdek olup, nurani bir ağaç şeklinde sosyal yapının kurallarına göre gelişip büyüyecektir. Bu da zaman ve mücadele ile olacaktır.

Mehdi hakkında tasavvur edilen bir çok görev, Mehdinin bizzat kendi döneminde değil, sonraki dönemlerde cemaati ve takipçileri tarafından ifa edilecektir. Bu vazifelerden avamca  en önemli telakki edileni, İslam toplumlarının müspet olarak sosyal ve siyasal dönüşümüdür. Bu da uzun vadeli bir dönüşümdür. Bu dönüşüme bir insan ömrü yetmez. Bu yüzden mehdi, avamca, en önemli vazife  telakki edilen bir çok sosyal ve siyasal vazifeleri kendisi göremeyecektir. Mehdi bu üç vazifeden en önemlisi olan iman vazifesini görüp, diğer iki vazifeyi de sosyal hareketliliğe ve cemaatin dönüştürücülüğüne bırakacaktır. Yani parlak İslam hakimiyetini külli bir şekilde dünyaya tatbik edecek unsur  İslam cemaatleridir. Bu cemaatler tabi ki, büyük Mehdi’nin eserleri ve fikirleri ile hareket edecektir.

Üstad'ın ifadelerinden, ileride büyük mehdinin geleceği manası çıkarılamaz. Bazı ifadeler bunu anımsatsa da Risale-i Nur'un genelinden ve bütününden bu mana çıkarılamaz. 

Risale-i Nur'da ileriye dönük bazı ifade ve işaretler bu sosyal ve siyasal dönüşümün şiddetli olduğu ve yaşandığı merhalelerdir. Yoksa bir şahıs ya da zata işaret manasında değildir. Ama farkı meslek ve meşrepten insanların kendi mesleklerine göre yaptığı Mehdi tasavvurlarına yanlış ya da hata demiyoruz; bunu zaman gösterecektir. Şayet yanlış ise zaman bu yanlışı zahir bir şekilde ortaya koyacaktır.

İlave bilgi için tıklayınız: 

MEHDİ GELMİŞ MİDİR?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Huseyinhalis
yorumlarınız için çok teşekkürler. aslında benim sorum çok daha kısa bir cevap gerektiriyor. bediüzzaman ın sözlerinde geçen "ileride gelecek olan şahıs" gibi ifadelerle bir kişi kast edilmiyor mu? ileride böyle bir şahıs gelmeyecek mi yani?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)

İleride bir şahıs gelecek mi, sorusunun cevabını yukarıda vermiş olduk. İslam bir şahsı manevidir. Dün vardı, şimdi de vardır. Şahsı manevinin bu günü yarını olmaz. İslam adına ne zaman kim ne yaparsa yapsın, hepsi İslama aittir. Ama bazı şahıslar burada ön plana çıkabilir. Bu durum bütün başarıyı o şahsa vermek demek değildir. İslam dairesi için Mehdiyet de bir şahsı manevidir. Bu şahsı manevinin yol haritası çizilmiştir. Kim gelirse gelsin, başarı şahsı maneviye aittir.
Bir farklı örnek verelim. Meclis bir şahsı manevidir. Her zaman varlığı devam etmektedir. Ama şahıslar değişir. Bazı dönemler parlak idare olunurken, bazen de başarısız dönemleri olabilir. Buradaki başarı ve başarısıslık şahsı manevi olan Meclis hanesine yazılır.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
şefkat
Risalelere bir bütün olarak baktığımızda, Ahirzamanda ortaya çıkacak olan zat üç vazifeyi birden ifa edecektir. Yani iman, hayat ve şeriat dönemlerinin üçü de bu zatın eliyle gerçekleşecektir. Keza yine risalelerin bütünü ile bakacak olursak, o zat bir insan değil, bir eser veya şahsı manevidir. Bu eser ve şahsı manevinin temsilcisi konumunda olan zat ise ancak ömrü iman dönemine yetecektir. Hayat ve şeriat dönemine bizzat kendisi yetişemiyecek ancak eserleri yetişecektir. Sonra gelenler bu eserleri program olarak kabul edip hizmet edecekleri için hizmet, eserler ve dolayısı ile mehdi hesabına geçmiş oluyor. Hayat ve şeriat dönemlerinde bazı şahıslar ön plana çıkacaklardır ama onlar kendi planlarının değil, ilk zatın ortaya koyduğu planları uygulacaklardır. Bir şahsı manevi olduğu için de yapılan tüm himzetler tek olarak kabul edilir ve üç vazife de ahirzamandaki şahsın işi olduğu anlaşılır. Tıpki şirketler de olduğu gibi. Şirketin başka şubeleri açılır ve o şubenin başında bir müdür olur ve çok da hizmet eder. Ancak başarı ifade edilirken şirketin ismi ön plana alınır, şahıslar görünmez. Hatta bazen şirkenin asıl sahibi olan patron da görünmez, tanınmaz. Kimse patronu tanımaz ama şirketin ismini çok iyi bilir. Mehdiyete de manevi bir şirket olarak bakabiliriz.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Yahu mübarekler, Risale-i Nur'un "şahs-ı manevisi" içinde bizleri hâlâ tatmin etmeyen ne var da ille birini-lerini bekliyoruz..? Neyi tamamlayacak ki "muntarız" olunan -gelmeyeceği kesin- olan kişi-ler..? "Hem meselâ, cümlesi, mânâ-yı remziyle diyor ki: "On üçüncü ve on dördüncü asırda semâvî lâmbalar ateşsiz yanarlar, ateş dokunmadan parlarlar. Onun zamanı yakındır." Yani, 1280 tarihine yakındır. İşte, bu cümle ile nasıl ki elektriğin hilâf-ı âdet keyfiyetini ve geleceğini remzen beyan eder. Aynen öyle de, mânevî bir elektrik olan Resâili'n-Nur dahi gayet yüksek ve derin bir ilim olduğu halde, külfet-i tahsile ve derse çalışmaya ve başka üstadlardan taallüm edilmeye ve müderrisînin ağzından iktibas olmaya muhtaç olmadan, herkes derecesine göre o ulûm-u âliyeyi, meşakkat ateşine lüzum kalmadan anlayabilir, kendi kendine istifade eder, muhakkik bir âlim olabilir. Hem işaret eder ki, Resâili'n-Nur Müellifi dahi ateşsiz yanar, tahsil için külfet ve ders meşakkatine muhtaç olmadan kendi kendine nurlanır, âlim olur." Şualar | Birinci Şuâ | 594 Şu cümleler üstüne beyhudedir -birini beklerken hebâ olan- vakitler.. Heyhât kim var "Bediüzzaman" olabilecek..?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...