"Meselâ bir kelâmda, hakikat-i sabite, ki kabildir nemaya; Tekrarı takrir eder, iadesi tahkiktir, kalb dahi öyle ister. Eğer üslûb-u suret ise, tenevvü'u lâzımdır, müstahsen bülegaya." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Meselâ bir kelâmda, hakikat-i sabite, ki kabildir nemaya;
Tekrarı takrir eder, iadesi tahkiktir, kalb dahi öyle ister.
Eğer üslûb-u suret ise, tenevvü'u lâzımdır, müstahsen bülegaya.”
(1)

Özün farklı kışır ve ambalajlarla ısrarla ve tekrarla sunulması belagat açısından güzeldir. Kışır ve ambalajın sürekli tekrarı, insana usanç verebilir. Ama mana ve özün tekrarı bir ihtiyaçtan, bir muhtaçlıktan dolayı olduğu için, bu insana usanç ve bıkkınlık vermez. Hatta mana ve öz tekrarlandıkça ruha kuvvet, kalbe besin ve akla keskinlik katar. Kur’an’ın tekrarla ifade ettiği hakikatler, bu sınıftandır.

Aynı hakikatin farklı üslup ve ifade biçemleri ile insanlığa sunulması bir zenginlik, bir belagat ve bir edebi değerdir. Hakikatin gönüllerde ve ruhlarda sağlam bir şekilde yerleşmesi için farklı üsluplar ile tekrar edilmesi gerekiyor. Tevhidin Kur’an da sürekli ve değişik biçemlerle tekrar edilmesi de, bu incelikten dolayıdır.

Üstadımız tekrarat-ı Kur'aniyenin hikmetlerini anlattığı Meyve Risalesi olan Onbeşinci Şua'nın Onuncu Meselesinde bu konu ile ilgili çok çarpıcı izahlar ve açıklamalar yapmıştır.

"Meselâ, bir tek âyet iken yüz on dört defa tekrar edilen 'Bismillâhirrahmânirrahîm' cümlesi, Risale-in Nur’un On Dördüncü Lem’asında beyan edildiği gibi, Arşı ferşle bağlayan ve kâinatı ışıklandıran ve her dakika herkes ona muhtaç olan öyle bir hakikattir ki, milyonlar defa tekrar edilse yine ihtiyaç var. Değil yalnız ekmek gibi her gün, belki hava ve ziya gibi her dakika ona ihtiyaç ve iştiyak vardır."(2)

Yine Onuncu Mesele'de Rahman Suresinde otuz bir defa zikredilen فَبِاَىِّ اٰلاَۤءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ “Ey insanlar ve cinler, Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkâr edersiniz?” (Rahmân, 55/13) ayetinin ve Sure-i Mürselat'ta çokça geçen وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ “Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!” (Mürselât, 77/15) ayetlerinin fazlaca zikredilmesinin hikmeti olarak

"cin ve nev-i beşerin, kâinatı kızdıran ve arz ve semâvâtı hiddete getiren ve hilkat-ı âlemin neticelerini bozan ve haşmet-i saltanat-ı İlâhiyeye karşı inkâr ve istihfafla mukabele eden küfür ve küfranlarını ve zulümlerini ve bütün mahlûkatın hukuklarına tecavüzlerini asırlara ve arz ve semâvâta tehditkârâne haykıran bu iki âyet, böyle binler hakikatlerle alâkadar ve binler mesele kuvvetinde olan bir ders-i umumîde binler defa tekrar edilse yine lüzum var ve celâlli bir i’caz ve cemâlli bir îcaz-ı belâğattır.​"(3)

diye, bu tekrarların gıda, hava ve ışık gibi lazım olduğunu çok beliğ bir şekilde ortaya koymuştur.

Dipnotlar:

(1) bk. Asar-ı Bediyye, Lemeât, s. 691.
(2) bk. Şualar, On Birinci Şua, Onuncu Mesele.
(3) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...