Namazın hakikatinin "Mahz-ı rahmet olarak Zât-ı Celîl-i Zülcemâl ve Mâbud-u Cemil-i Zülcelâl'in huzuruna kabul" olması ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bunun, sualde geçen, “nihâyetsiz izzetiyle her şeye yakın olması” ifadesiyle yakın ilgisi vardır.

Bir padişah sadece vezirleriyle ve diğer ileri seviyedeki yetkililerle görüştüğü halde, halktan herhangi bir kimseyi huzuruna kabul ederse, bu sırf bir lütuf olur. O kişi, bilgisi, makamı ve kabiliyetiyle değil, sırf padişahın bir ihsanı olarak huzura kabul edilmiştir. Cenâb-ı Hakk’ın da kullarını huzuruna kabulü mahz-ı lütuftur, yani sadece bir lütuf, bir ihsandır.

Cenab-ı Hak, günde beş kere, farz olarak kullarını huzuruna davet ettiği gibi, kerahet vakitleri dışında bütün zaman dilimlerinde kullar diledikleri zaman nafile namazlarla yine ilâhî huzura kabul edilirler. Tekbir ile huzurda durmaya başlar ve Allah’a rükû, secde ve dua etmenin tatlı zevkini ruhlarına sindirir, ulvî şerefinden hisselerini alırlar...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 5.809
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...