"Kur’an-ı Kerim, birincisi müttaki müminler, ikincisi inatlı kafirler, üçüncüsü ikiyüzlü münafıklar..." Günahkar ve fasık Müslümanlar hangi grupta yer alıyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Vakta ki Kur’ân-ı Kerim, birincisi müttakî mü’minler, ikincisi inatlı kâfirler, üçüncüsü ikiyüzlü münafıklar olmak üzere insanları üç kısma ayırdı ve aralarında taksimat ve teşkilât yaptı ve her bir kısmın sıfatını ve âkıbetini beyan etti." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Sûresi, 21-22. Ayetin Tefsiri)

Kur'an-ı Kerim'in başındaki bu üçlü taksimat, insanların inanç ve teslimiyet noktasındaki temel duruşlarını sergiler.

Kur'an'daki bu üçlü ayrım, kişilerin itikat durumuna göredir. Bu bağlamda günahkâr veya fasık bir Müslüman, inanç bakımından müminler kategorisindedir. Ancak bu kategori kendi içinde derecelere ayrılır.

Müminler grubu, sadece müttakilerden ibaret değildir. Fatır suresi 32. ayet, sorunun tam karşılığını şu şekilde verir:

"Sonra biz kullarımızdan seçtiklerimizi o kitaba mirasçı kıldık. Onlardan kimi kendine kötülük eder, kimi orta bir durumdadır, kimi de Allah’ın izniyle hayır işlerinde yarışır; işte büyük lütuf budur."

Bu ayete göre Müslümanlar şu üç sınıfa ayrılır:

Kendine kötülük eden: İnanan ama günah işleyen, farzlarda kusuru olan fasık Müslümanlardır.

Orta yolda olan: Farzları yerine getiren, büyük haramlardan kaçınan; ama nafilelerde çok ileri gitmeyen ve büyük günahlar haricindeki günahlara girebilen Müslümanlardır.

Hayırlarda önde giden: İşte bu grup, müttakî ve muhsin olan tabakadır.

Ehl-i Sünnet akidesine göre; ameller imanın bir parçası veya rüknü değildir. Yani bir kişi günah işlediğinde veya fasık olduğunda dinden çıkmaz, sadece günahkâr mümin olur.

Bu nedenle; fasık bir Müslüman, dünyada Müslüman muamelesi görür. Ahirette ise cezasını çektikten sonra veya Allah'ın affıyla cennete gitme potansiyelini korur.

Müttakî olmamak, kâfir olmak değildir. Takva bir derecedir. Her müttakî mümindir, ancak her mümin henüz müttaki olmayabilir.

Özetle; Kur'an'daki üçlü taksimatta fasık Müslümanlar, müminler başlığı altındaki en alt basamağı temsil ederler. Onlar inanç dairesinin içindedirler; ancak ahlak ve amel noktasında zayıf düşmüşlerdir. Bahsedilen o üçlü tasnif, bir insanın kalbindeki kabul veya red durumuna bakar; günahkârlık ise bu kabulden sonraki uygulama kalitesidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 143
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...