"Semeratın ihracı, yağmurun inzali akabinde bir müddet ara vermeden husule gelmesi lâzımdır. Halbuki ihraç ile inzal arasında hayli bir zaman vardır." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"فَاَخْرَجَ’deki ف müddet ve mühlet olmaksızın takibini ifade eder. Buna binaen, semeratın ihracı, yağmurun inzali akabinde bir müddet ara vermeden husule gelmesi lâzımdır. Halbuki ihraç ile inzal arasında hayli bir zaman vardır. Öyleyse اَخْرَجَ , اَنْزَلَ’ye atıf değildir. Ancak, inzali takip eden fiillerin silsilesi ortadan kaldırılarak o fiillerin neticesi hükmünde olan اَخْرَجَ , اَنْزَلَ’ye atfedilmiştir. Takdir-i kelâm şöyle olsa gerekir: وَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَاۤءِ مَاۤءً فَاهْتَزَّتِ اْلاَرْضُ وَرَبَتْ وَاَخْضَرَتْ وَ اَنْبَتَتْ فَاَخْرَجَ بِهِ مِنَ الثَّمَرَاتِ Bu itibarla, inzali takip eden اِهْتَزَّتْ fiilidir. ف’nin de asıl mevkii, اِهْتَزَّتْ'dir." (İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Suresi, 21-22. Ayetlerin Tefsiri)
Arapça'da bağlaç olarak kullanılan ف edatı, bağlı olduğu kelime veya cümle ile öncekiler arasında peşpeşe olma, birbirini takip etme özelliğini taşır. Yani biri diğerinin zaman olarak hemen peşinden gelir. Mesela:
جاء علي فجلس على الأريكة.
Ali geldi ve hemen koltuğa oturdu.
Bu cümlede "Ali gelir gelmez oturdu" manası anlaşılır. Arada fasıla yoktur.
Eğer iki cümle arasında zaman aralığı varsa ثُمَّ kullanılır.
جاء علي ثم جلس على الأريكة.
Ali geldi, sonra koltuğa oturdu.
Yani Ali geldi bir süre sonra koltuğa oturdu.
وَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْ
Âyet-i Kerime’de "Gökten de size bir su indirdi ve onunla türlü meyveler ve mahsullerden size rızık çıkardı." buyurulur.
فَاَخْرَجَ kelimesinde bulunan ف edatından “yağmuru indirir ve hemen meyveler çıkarır manası anlaşılır. (Bu Kur'an-ı Hakîm'in fehmi işgal etmeden îcazıyla gösterdiği bir i'caz yönüdür.) Halbuki yağmurun inzali ile meyvenin ihracı arasında uzun bir süre var. Öyle ise takdir gerekir. Takdir şöyle olsa gerektir:
وَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً: Suyu semadan indirdi.
فَاهْتَزَّتِ الْاَرْضُ: Yeryüzü harekete geldi.
وَ رَبَتْ: Kabardı.
وَ اَخْضَرَتْ: Yeşillendi.
وَ اَنْبَتَتْ: Neşv ü nema buldu.
فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ: Onunla meyvelerden bir rızık çıkardı.
Öyleyse ف atfı فَاهْتَزَّتِ الْاَرْضُ’ya ma'tuftur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü