Nuranî olanların ayinelerini nasıl anlamalıyız? Bununla alakalı misaller verebilir misiniz? Ruhaniyata havanın, esirin ve âlem-i misalin ayna olması ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ruhaniyat denilince sadece vefat edenlerin ruhlarını anlamamak gerekir. Ruhanîlerin büyük çoğunluğu meleklerdir. Meleklerin hava aynasında nasıl göründüğünü bilemeyiz. Ancak, konuşulan kelimeler hava aynasında aynen aksetmekte, aynı kelime milyonlarca yerde aynen bulunabilmektedir. Havadan çok daha latif ve nuranî olan melekler de hava aynasında olduğu gibi, esir aynasında ve âlem-i misalde, aynaların mahiyetine ve kabiliyetine göre bizzat görünür ve vazifelerini yaparlar.

Diğer taraftan, büyük evliyanın ruhları birçok insana sadık rüyalarda görünmekte ve onların ilim ve feyiz almalarına vesile olmaktadırlar. Burada rüya âlemi bir ayna olmaktadır. Üstadımız “rüya misâlin zıllı” buyuruyor. Yani, rüya âlemi, âlem-i misalden haber veren, ancak ondan çok daha aşağı mertebede bir âlemdir. Zıl (gölge) kelimesi bu manayı ders vermektedir.

Biz ne âlem-i misâli hakkıyla bilebiliriz, ne de ruhaniyatın onlardaki temessülünü. Ancak ayna olma konusuna bazı misaller verebiliriz:

Meselâ, kalb bir aynadır. Manevî bir nur olan iman, yine manevî bir latife olan kalp aynasında tezahür etmektedir.

Keza, akıl da ilme bir aynadır.

Aynı şekilde, radyo ve teyp sese, televizyon ekranları da elektromanyetik dalgalara birer aynadırlar...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...