"O sarayın menzilleri ise, şu on sekiz bin âlemdir ki, her birisi kendine lâyık bir tarzla tezyin ve tanzim edilmiştir." Buradaki "On sekiz bin âlem" meselesini açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cenâb-ı Hak’tan gayrı her şeye “âlem” denilir. Ayrıca mahlûkat içerisindeki her bir sınıfa da “âlem” denilir; insanlar âlemi, melekler âlemi, hayvanlar âlemi gibi...

Ayrıca âlem kelimesinde alamet manası da vardır. Mahlûkat, yaratanının varlığına delil ve nişan olduğu için, mahlûkata “âlem” ismi verilmiştir.

Üstadımız Hazretleri “on sekiz bin âlem” meselesini Mektubat adlı eserinde şöyle izah etmektedir:

"Saniyen: Mektubunda diyorsun: رَبُّ الْعَالَمِينَ (âlemlerin Rabbi) tabir ve tefsirinde 'on sekiz bin âlem' demişler. O adedin hikmetini soruyorsun."

"Kardeşim, ben şimdi o adedin hikmetini bilmiyorum. Fakat bu kadar derim ki: Kur’an-ı Hakîm’in cümleleri birer manaya münhasır değil; belki, nev-i beşerin umum tabakatına hitap olduğu için, her tabakaya karşı birer manayı tazammun eden bir küllî hükmündedir. Beyan olunan manalar, o küllî kaidenin cüz’iyatları hükmündedirler. Her bir müfessir, her bir arif, o küllîden bir cüz’ü zikrediyor. Ya keşfine, ya deliline veyahut meşrebine istinad edip bir manayı tercih ediyor. İşte bunda dahi, bir taife o adede muvafık bir mana keşfetmiş."(1)

(1) bk. Mektubat, Yirmi Altıncı Mektup, Dördüncü Mebhas.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...