"O vakit söz mukavemetsûz olur, maddi elektrik gibi tesir eder; kelamın ulviyet ve kuvveti o nisbette tezayüd eder." Burayı "mukavemetsûz" ile izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Kur’an’ın menbaına dikkat edilse, Kur’ân’ın derece-i belagati, ulviyet ve hüsnü anlaşılır. Evet, madem kelam, mütekellime bakıyor. Eğer o kelam emir ve nehiy ise, mütekellimin derecesine göre irade ve kudreti de tazammun eder. O vakit söz mukavemetsûz olur, maddi elektrik gibi tesir eder; kelamın ulviyet ve kuvveti o nisbette tezayüd eder."(1)

Söylenen söz, sözü söyleyen kişinin rütbesine ve gücüne göre değer kazanır.

Mesela, bir çavuş bir sözü ile bir taburu harekete geçiremez. Zira rütbesi buna yeterli değildir. Ama bir paşa bir sözü ile koca taburu harekete geçirebilir, çünkü rütbesi buna müsaittir.

Çavuşun tabura karşı söylediği söze, çavuştan daha rütbeli olan subaylar mukavemet ederler. Yani karşı gelebilirler, ama paşanın sözüne ve emrine karşı tabur mukavemetsizdir, paşanın sözüne karşı gelemez ve itaat etmek mecburiyetindedirler. Paşanın sözü ve emri bir elektrik gibi bütün tabura etki eder ve hiç bir asker, paşanın emrine karşı çıkamaz.

Bu ilişki Allah ile mahlukat arasında da geçerlidir. Mesela, Allah hırçın ve dalgalı bir denize "sakin ol" emrini verdiğinde, deniz birden sakinleşir ve emre itaat eder. Denizin Allah’ın emrine karşı gelme gibi bir durumu söz konusu değildir. Yani deniz Allah’ın emri karşısında mukavemetsizdir (karşı gelmekten acizdir).

Allah’ın havl ve kuvveti sonsuz olduğu ve iradesi her şeye nüfuz ettiği için, hiçbir varlık hiçbir mahluk Allah’ın emir ve iradesine karşı gelemez ve mukavemette bulunamaz. Her şey ve her varlık, Allah’ın kuvvet ve iradesi karşısında mukavemetsûzdur.

"Bir şeyi istediğinde, onun buyruğu 'Ol!..' demekten ibarettir; hemen oluverir." (Yasin, 36/82)

Zemahşerî, buradaki ifadenin Allah Teâlâ’nın evrendeki egemenliğinin mutlak olduğunu, irade buyurduğu bir şeyi gerçekleştirmek için vasıtaya ihtiyacının bulunmadığını ve onun hakkında zorluk, yorgunluk gibi yaratılmışlara ait kusurların düşünülemeyeceğini vurgulayan mecazi bir anlatım olduğu kanaatindedir. (bk. Zemahşeri, Keşşaf, III, 294).

Mukavemet, bir şeye karşı çıkmak bir şeye direnmek anlamına gelirken, mukavemetsûz kelimesi ise karşı çıkamamak, itaat ve boyun eğmek anlamlarına geliyor. Yaratılmışların Yaratan’ın emrine ve iradesine karşı gelmeleri mümkün değildir.

1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, İkinci Şule.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...