Peygamber Efendimiz için kullanılan "Bütün ahvaliyle rahmeten li'l-âlemîn olamazdı." ifadesini açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Cevaben dedim: Nasıl ki Peygamberimiz (a.s.m.), mucizâtından ve hasâisinden başka ef'al ve ahval ve etvârında beşeriyette kalıp, beşer gibi âdet-i İlâhiyeye ve evâmir-i tekviniyesine münkad ve mutî olmuş. O da soğuk çeker, elem çeker ve hakeza... Her bir ahval ve etvârında harikulade bir vaziyet verilmemiş, ta ki ümmetine ef'âliyle imam olsun, etvârıyla rehber olsun, umum harekâtıyla ders versin. Eğer her etvârında harikulade olsaydı, bizzat her cihetçe imam olamazdı, herkese mürşid-i mutlak olamazdı, bütün ahvâliyle rahmeten li'l-âlemîn olamazdı."(Mektubat, 26. Mektup, Birinci Mebhas)

Peygamber Efendimiz (asm) insan değil de melek olsa idi, insanların ne çektiğini ne hissettiğini bilemez, onlara karşı tam bir şefkat gösteremezdi ve tam bir şefkat kahramanı olamazdı.

Adiyat denilen şeyler, insanın hayatına taalluk eden yeme, içme, uyuma ve evlenme gibi beşerî ahvaller hep adiyattandır. Şayet Peygamber Efendimiz (asm) her hâli ile mükemmel olup harikulade bir hayat yaşasa idi, bize rehber ve imam olamazdı. Ve bu adiyatın içindeki ilahi ikram ve ihsanları hakkı ile tanıyıp bize hakkı ile tarif edemezdi. Mesela, elmanın tadına bakmadan, elmanın nimetlerini ve Allah’ın oradaki kudret mucizelerini bize tarif edemezdi.

Nasıl ki, melekler yiyip içmedikleri için, o leziz nimetleri tartmak ve şükretmek noktasında insana yetişemiyor ve imam olamıyor. Zira o yiyecek ve içecekleri tadacak ve tartacak cihaza sahip değildirler. Aynı şekilde, Peygamber Efendimiz (asm) şayet bir melek gibi harika bir şekilde yaşasa idi, bu hususlarda bize rehber ve imam olamazdı. Hâlbuki Allah mühim mucize ve ikramlarını bu âdiyat denilen yeme ve içme gibi şeylerin içine gizlemiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...