"Saadet-i ebediye, iki kısımdır. Birinci ve en birinci kısmı: Allah’ın rızasına, lütfuna, tecellisine, kurbiyetine mazhar olmaktır. İkinci kısmı ise, saadet-i cismaniyedir..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Saadet-i ebediye, iki kısımdır."

"Birinci ve en birinci kısmı: Allah’ın rızasına, lütfuna, tecellisine, kurbiyetine mazhar olmaktır."

"İkinci kısmı ise, saadet-i cismaniyedir. Bunun esasları mesken, ekl, nikâh olmak üzere üçtür. Ve bu üç esasın derecelerine göre, saadet-i cismaniye tebeddül eder. Ve bu kısım saadeti ikmal ve itmam eden, hulûd ve devamdır. Çünkü saadet devam etmezse, zıddına inkılap eder."(1)

Ahiret hayatındaki saadet ve mutluluk maddî ve manevî olmak üzere iki kısımdır.

Manevî saadet, insanın Allah’ın rızasına, lütfuna ve kurbiyetine mazhar olmasıdır. Cennetin en mühim, en büyük ve en azametli saadeti Allah’ı görmek, O’na yakın olmak ve O’nun isim ve sıfatlarının tecellisine mazhar olmaktır. Çünkü bütün nimetlerin, güzelliklerin, saadetlerin hakiki menba ve kaynağı Zat-ı Akdesi bizzat ve vasıtasız bir şekilde görebilmektir.

Maddî saadet cismanîdir, yani insanın maddî bedeni ile alacağı lezzetleri içine alıyor. Cismanî lezzetler de üç temel kısımdan müteşekkildir.

Birincisi, mesken yani cennette her insana tahsis edilecek olan binlerce köşkler, saraylar ve en az dünya büyüklüğünde bir hususi mekânıdır. Malum, insanın maddî ve cismanî manada rahat edebilmesi için, kendi hususi bir mekânının ve evinin olması lazımdır. Binlerce köşk ve sarayların bir tek insana tahsis edilmesi, insan fıtratına takılan duygu ve cihazların ne kadar külliyetli ve gayr-ı mahsur olması ile alakalıdır. Sınırsız duygu ve cihazları iki yüz metrekarelik bir eve hapsetmek mümkün değildir.

İkincisi, ekl ve şürb yani yeme içme lezzetidir. Cennette sayısız enva-i çeşit yiyecek ve içecekler insana tahsis edilecektir. Cennetin en mühim lezzet kaynaklarından birisi de bu yiyecek ve içecekler olacaktır. Dünya hayatında insanın en mühim ihtiyaçlarından ve lezzetlerinden birisi olan yiyecek ve içeceğin cennette olmaması mümkün değildir. Daha nezih ve daha lezzetli bir şekilde insana takdim edilecektir.

Üçüncüsü, nikâh, yani insanın karşı cinsle olan aile hayatı cennette de en mühim bir lezzet ve saadet kaynağı olacak. Mesken, yiyecek ve içecek nasıl insanın bir ihtiyacı ise, nikâh ve aile hayatı da cennetin en güzel ve en mühim nimetlerinden ve saadet kaynaklarından birisi olacaktır.

Son olarak cennetin en büyük ve en muazzam nimet ciheti ise, ebedî olmasıdır. Çünkü bir nimet ne kadar büyük olursa olsun, devam etmediği müddetçe kıymetisiz ve ehemmiyetsizdir. Bu yüzden, cenneti asıl cennet yapan, cennetin ebedî olmasıdır.

1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi, 25. Ayetin Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 1.935
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...