"Haşrin hadsiz esbab-ı mucibesinden yalnız tek duası, cennetin vücuduna ve baharın icadı kadar kudretine kolay olan ahiretin icadına kafi bir sebeptir." Ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"Bütün bu reddedilmez şerait altında bekà-i uhrevî ve saadet-i ebediye için Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın, haşrin hadsiz esbâb-ı mûcibesinden yalnız tek duası, cennetin vücuduna ve baharın icadı kadar kudretine kolay olan âhiretin icadına kâfi bir sebeptir diye, Mücîb ve Semî’ ve Rahîm isimleri bizim sualimize cevap veriyorlar." (Şualar, On Birinci Şuâ, Yedinci Mesele)
Hz. Muhammed (asm), sadece şahsı için değil, bütün insanlık ve hatta bütün mevcudat namına hareket eder. Onun "Ahirette iyilik ver." şeklindeki duaları, aslında "Ahireti yarat ve bizi oradaki saadetine mazhar et." demektir. Eğer ahiret icat edilmezse, bu dua cevapsız kalmış olur. Oysa o (asm), Allah katında öyle bir mertebededir ki, onun bu kadar küllî bir talebinin reddedilmesi hikmete ve rahmete zıt düşer.
Kâinat bir ağaç ise, insan onun meyvesidir; Hz. Muhammed (asm) ise o meyvenin çekirdeği ve en mükemmel neticesidir. Bir bahçıvan, ağacı meyvesi için diker. Efendimiz, bütün insanlığın ebediyet ihtiyacını lisan-ı haliyle ve duasıyla Allah’a arz ettiğinde; Allah, en sevdiği kulunun ve elçisinin bu ısrarlı talebini geri çevirmez.
Özetle; nasıl ki bir askerin çok sevilen kumandanı, hükümdardan bir kışla istese hükümdar o kumandanın hatırı için o kışlayı yapar. Aynen öyle de Sultan-ı Kâinat olan Allah, "Habibim" dediği Hz. Muhammed’in (asm) "Bize ebedî saadeti ver." diye ettiği duasını kabul etmek için ahireti ve cenneti inşa etmiştir. Bu dua, ilahi rahmeti coşturup o muazzam ahiret sarayının yapılmasına bir manevi sebep olmuştur.
Bununla birlikte o duayı yapmasını isteyen Allah'tır. Allah ahireti vermek istemeseydi, ona (asm) da bu dua isteğini vermezdi.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü