"Senin azamet-i kibriyâna dokunan ve izzet-i celâline dokunduran ve ulûhiyetinin haysiyetine ilişen ve şefkat-i rubûbiyetini müteessir eden..." Burayı açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Senin azamet-i kibriyâna dokunan ve izzet-i celâline dokunduran ve ulûhiyetinin haysiyetine ilişen ve şefkat-i rubûbiyetini müteessir eden ehl-i dalâleti ve ehl-i küfrü haşrin inkârında, onları tasdik etmekten yüzbinler derece mukaddessin ve hadsiz derece münezzeh ve âlisin."(1)

Allah’ın bütün isim ve sıfatları mutlak kemaldedir ve sonsuzdur. Cenab-ı Hakk’ı aciz bırakacak bir husus yoktur ve asla da olamaz.

Mesela, insanların ahirete inanmaması Allah’ın büyüklüğüne, izzet ve celaline karşı bir hakaret bir saygısızlık bir hürmetsizlik olur. Çünkü inanmamanın temelinde Allah’ın sonsuz, kusursuz ve mükemmel vasıflarına eksiklik lekesi atma mânası vardır.

Gözümüz önünde dağı tek eli ile kaldırmış birisine "Şu küçük kayayı kaldırabilir misin?" demek, o adama bir hakaret sayılır. Allah kâinatta haşrin yüz binlerce misalini ve numunesi yaratırken, bir kâfirin "cennet ve cehennemi yaratamaz" demesi müthiş bir hakarettir. Bu da Allah’ın sonsuz azametine, celaline ve kibriyasına saygısızlık etmektir ve cezası ise sonsuz azaptır.

Bir babanın bile çocukları üzerinde belli bir hâkimiyeti vardır. Bu bir izzet cilvesidir. Çocukların acizlikleri, fakirlikleri ise bir zillet tezahürüdür. Onlar bu zilletlerini idrak ederek babalarına itaat ve hürmetle mükelleftirler. İsyan etmeleri onun haysiyetine dokunur.

Şefkat-i rububiyetini müteessir etmesi ise; Allah sonsuz şefkati ile kâinatı ve içindeki bütün nimetleri insana sunarken, insanın nankörlük edip buna teşekkür etmek yerine küfür ve inkâr ile karşılık vermesi, O’nun yüce şefkatini incitir ve şefkatin tecellisine set çeker. Yani inkâr edenlerin inkârı kendi haklarında şefkat hakkını ortadan kaldırır.

En küçük bir saltanatta da kendini gösteren bu hakikat iyi değerlendirilirse, bir insanın kendini bir damla sudan insan haline getiren, her organını ve duygusunu en mükemmel şekilde terbiye eden, güneşten aya, havadan suya, bitkilerden hayvanlara kadar her şeyi onun istifadesine sunan o sonsuz kudret ve azamet sahibi Rabbine isyan etmesi halinde, bunun cezasını mutlaka çekeceği açıkça anlaşılır; tövbe eder ve affa müstahak olursa o başka mesele.

(1) bk. Şualar, Dokuzuncu Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...