Block title
Block content

Onuncu Hakikat

İçerikler

  1. Onuncu Hakikat'taki hikmet, adalet, rahmet, inayet isimleri İkinci ve Üçüncü hakikatlarda anlatılıyor. Neden burada hepsi beraber tekrar anlatılıyor?

  2. Onuncu Hakikat'ta: "Bâb-ı Hikmet, İnâyet, Rahmet, Adalettir. İsm-i Hakîm, Kerîm, Âdil, Rahîmin cilvesidir." deniyor; biraz açar mısınız?

  3. "Mâlik-ül Mülk-i Zülcelal'in daire-i memleketinde ve âlem-i mülk ve melekûtunda daimî meskenler, ebedî sâkinler, bâki makamlar, mukim mahluklar bulunmayıp,.." cümlesinde, âlem-i mülk ve melekutun, ahiretle ve ebedî hayatla ilgisini açar mısınız?

  4. "Bir hardal kadar ehemmiyeti olmayan dünyevî bekàsını gaye yapsın. Ve bunları âlem-i mânâya çekirdekler ve âlem-i âhirete bir mezraa yapmasın, ta hakikî ve lâyık gayelerini versinler." cümlelerini devamıyla açıklar mısınız?

  5. "Bir hardal kadar ehemmiyeti olmayan dünyevi bekasını gaye yapsın ve bunları alem-i manaya çekirdekler ve alem-i ahirete mezra yapmasın..." Alem-i mana, sevap ve günahların Levh-i Mahfuz'da veya alem-i misalde kayd edilmesi mi demektir?

  6. "Hem hiç kabil midir ki, o Zât-ı Hakîm, şu insanı bütün mahlûkat içinde kendine küllî muhatap ve cami’ bir âyine yapıp bütün hazâin-i rahmetinin müştemilâtını ona tattırsın, hem tarttırsın, hem tanıttırsın." Buradaki "tarttırsın" ifadesi ne demektir?

  7. “O Zât-ı Hakîm, insanı, bütün mahlukat içinde kendine küllî muhatap ve cami bir ayine yapıp,..” diye başlayan ifadede kast edilen bütün insanlar mıdır? Yoksa bir grup veya özel bir zât mı nazara veriliyor?

  8. “İnsanın başına ve içindeki havassına saçları adedince vazifeler yükletsin…” cümlesinde, başa yüklenen vazifeler ile içindeki havassa yüklenen vazifeler neler olabilir? Ayrıca, başın içindeki havassa örnekler verebilir misiniz?

  9. Rahmet, inayet, adalet, hikmet, iktisat ve nezafetin ahirete nasıl işaret ettiklerini, somut örneklerle ayrıntılı anlatır mısınız?

  10. "Hem hiç mümkün müdür ki, bir ağaca taktığı neticeler, meyveler miktarınca herbir zîhayata, belki lisan gibi herbir uzvuna, belki herbir masnua o derece hikmetleri, maslahatları takmakla,.." devamıyla açar mısınız?

  11. "Evet, her kim fikren tarihe binip mazi cihetine gitse, şu zaman-ı hazırda gördüğümüz menzil-i dünya, meydan-ı iptilâ, meşher-i eşya gibi, seneler adedince vefat etmiş menziller, meydanlar, meşherler, âlemler görecek..." Devamıyla izah eder misiniz?

  12. "Evet adalet iki şıktır. Biri müsbet, diğeri menfîdir. Müsbet ise, hak sahibine hakkını vermektir." Bu dünyadaki hak sahipleri kimlerdir, izah eder misiniz?

  13. Allah´ın Adil ve Mukaddir isminin matematik ve geometri ile olan ilişkisini açıklar mısınız?

  14. "Şu nefsimizde ve ekser eşyada her vakit müşahede ettiğimiz inayet,.." Buradaki "inayet" ne olabilir?

  15. Allah'ın isimlerinin bu dünyada kafi derecede tecelli ettiği söyleniyor. Tüm isimler ahirette tam tecelli edecek. Ama Allah'ın bu dünyada mazluma tam hakkını, zalime tam cezasını verdiğini görmeden, onun tam adalet sahibi olduğundan nasıl bahsedebiliriz?

  16. “Ziya, hava, su ve toprak gibi, kuvvetli ve şümullü dört anasır-ı esasiye olan; hikmet, adalet, inayet ve merhametin hakikatleri” ifadesinde o maddî unsurlarla, bu manevî unsurlar arasında bir münasebet olabilir mi?

  17. Öyle insanlar var ki doğuştan kusurlu, çirkin ve hasta oluyorlar. Bu kusurlu insanlar Allah'ın müsbet adaletini, Adl ve Kuddus ismini nasıl görsünler? Üstadımız ne söylemiş bu konuda?

  18. "Adaletin menfi olan kısmına verilen örneklerde; Ad ve Semud kavminden tut, şu zamanın mütemerrid kavimlerine kadar gelen sille-i tedip ve taziyane-i tazib" ibaresinde; bu tokatların İlâhî bir ceza olduğu insanlarca neden idrak edilemiyor, örnek var mı?

  19. “İnsan istidadı nisbetinde burada ekiyor ve ekiliyor, ahirette mahsul alıyor.” cümlesini izah eder misiniz?

  20. "Ehl-i tabiat, ehl-i dalalet, ehl-i felsefenin çiçek, çekirdek ve meyvelerdeki kader ve kudretin yazdığı ince hattı okuyamadıkları..." Halbuki, fen bilimcileri, bütün bunları kromozomlara kadar inceleyip, tetkik edip, klonlama dahi yapıyorlar. İzah?

  21. "...O harika-i san’at ve manzume-i rahmet olan herbir meyvenin, bir ağacın meyveleri kadar hikmetleri var. Bizlere rızık olması ise, o binler hikmetlerinden birtek hikmettir ki, vazifesi biter, mânâsını ifade eder, vefat eder, midemizde defnedilir." Burayı açıklayabilir misiniz?

  22. Onuncu Hakikat'in sonunda, “mecma-i ekberde muhasebenin görünmesi ve meşher-i azamda gösterilmesi” tabirleri kullanılıyor. Bu ifadeleri nasıl anlamalıyız?

  23. Onuncu Söz, Onuncu Hakikat hakkında bilgi verir misiniz?

Yükleniyor...