"Ve beşerin ihtiyacat dilleriyle Hâlık´ına karşı dualarının ve teşekküratının en kesretli tohumları yine cismaniyettedir. Maneviyat ve ruhaniyat âlemlerinin en mütenevvi çekirdekleri yine cismaniyettedir." açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın cesedi ve cesede takılan her bir duygu ve cihazlar, Allah’ın isimlerine açılan birer pencere niteliğinde dizayn edilmişler. İnsan bu pencereler ile Allah’ı tanır ve bilir. Mesela mide acıkır, açlık penceresi ile Rezzak olan Allah’a yönelir. Dil tat alma duyusu ile Kerim ve Rahim olan Allah’ı takdir eder.

İşte insanın bu maddi yönüne; Allah, sayısız ihtiyaç ve gereksinimler takmış ki, insan bu ihtiyaç ve gereksinimler ile Allah’ı tanısın, bilsin ve o ihtiyaçlar ile ona arz-ı ihtiyaç etsin. Yani Ondan istesin, Ona perestiş etsin. İnsana böyle kapsamlı ve kuşatıcı bir cesedin verilmesinin ana gayesi bu noktadır.

Ceset bu maddi alemin nasıl bir özeti ve küçük bir modeli ise, insandaki ruh da gaybi ve ahiret alemlerinin bir özeti, bir küçük modelidir. Ceset ve cesetteki hasseler nasıl, bu maddi alemde ne var ne yok hepsini bir nevi kuşatıyor ise, ruh da aynı şekilde manevi alemleri kuşatıyor. Maddi alemde tecelli eden isim ve sıfatları tartıp tanıyan bu ceset ve cesetteki duygulardır. Manevi alemlerde yani alem-i ahirette tecelli eden isim ve sıfatları tartıp tanıyan da insandaki ruh ve maneviyat cephesidir.

Özetle insanın maddi cephesi maddi alemin özeti iken, manevi cephesi de manevi alemlerin özeti gibidir. Bu cihetle insan ahsen-i takvimdir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...