"Vedud ismine mazhar bir kısım evliya, 'Cenneti istemiyoruz. Bir lem’a-i muhabbet-i İlahiye ebeden bize kâfidir.' demişler..." Devamıyla izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Üstad Hazretlerinin Güneş misalini meselemize şöyle uygulayabiliriz:
İnsan yeryüzünde iken Güneşi görür. Işığı gözlerini kamaştırdığı için bu görmeyi bir dağı görmekte olduğu kadar rahat gerçekleştiremez. Hayalen insanı Güneş'e doğru hareket ettirelim. Güneş'e yaklaştıkça onun hem ziyasını hem hararetini daha fazla hisseder. Yanmadığını farzederek yolculuğuna devam ettirelim. Bir noktada Güneş'in ışığı onu tamamen kaplar ve artık Güneş'ten başka bir şey göremez olur.
Güneş'in hararetini celal tecellisine, ışığını cemal tecellisine benzetirsek, bir veli marifetullah vadisinde ne kadar ileri giderse hem sevgisi hem de korkusu o nisbette artar.
“Allah’ı en çok seveniniz benim, ondan enfazla da ben korkarım.” (bk. Buhari, İman 13)
hadis-i şerifi, Allah Resulünün (asm.) marifetullahtaki akıl almaz yüksekliğini, vüsatini ve enginliğini ders verir.
Bütün hak tarikatlarda ve yine bütün hakikat mesleklerinde ortak nokta, insanın sevgi ve korku hislerini mahlukattan çekip Allah’a tevcih etmesini temin etmektir. İşte dünya hayatında kalbini mahlukattan tamamen kesip Hakk’a bağlayan büyük insanlar, cenneti de dünya gibi bir mahluk bilir ve ona gönül bağlamanın da Hak muhabbetine perde olacağına inanırlar. Bu iman ile cennete de teveccüh etmeyerek muhabbet-i İlahiyenin bir zerresinin kendilerine ebeden kâfi olduğunu söylerler.
Üstat Hazretleri Yirminci Mektup’ta şöyle buyurur:
"Ey insan! Bilir misin nereye gidiyorsun ve nereye sevk olunuyorsun? Otuz İkinci Söz'ün ahirinde denildiği gibi, dünyanın bin sene mesudane hayatı, bir saat hayatına mukabil gelmeyen cennet hayatının ve o cennet hayatının dahi bin senesi, bir saat rüyet-i cemaline mukabil gelmeyen bir Cemil-i Zülcelalin daire-i rahmetine ve mertebe-i huzuruna gidiyorsun." (Mektubat, Yirminci Mektup, Birinci Makam.)
Yine bir hadis-i şerifte insanın ahirete göçmesi, anne rahmindeki bir çocuğun dünyaya gelmesine benzetilir. Anne rahmindeki çocuğun aklı olsa, o dar âlemde bin sene yaşamaktansa, dünyada bir saat yaşamayı tercih edecektir. Hadis-i şerifin ihbarına göre de dünyada bin sene yaşamak cennetin bir senesine mukabil gelmez.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü