"Zâhir bir surette kastî bir in’âm ve ikram ve ihtiyarî bir ihsan ve imtinan mânâsı ve hakikati herbirisinde hissedildiği gibi, mecmuunda ise, güneşin zuhurundaki ziyası..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ağaç ve bitkiler âlemine dikkat ile bakıldığında, çok açık bir şekilde Kerim bir Zatın insanlara kasdî bir şekilde in’am ve ikram ettiği ve nimetler verdiği anlaşılır.

Bu Kerim Zatın bitkiler ve ağaçlar vasıtası ile insanlara maksatlı bir şekilde lütuf ve ihsanlarda bulunmasının asıl sebebi; kendisini tanıttırmak ve sevdirmektir. İnsanların, Allah’ın bu tanıttırmak ve sevdirmek istemesine mukabil, O’nu iman ile tanıyıp, ibadet ile O'na kendilerini sevdirmeleri en büyük vazifeleridir.

Elmanın o güleç yüzünde ve o tatlı tadında, Allah’ın ikram ve ihsanı çok zahir bir şekilde parlıyor. Bunu görmemek ya da bunları tesadüfe ve sebeplere havale etmek kabil değildir. Her bir bitki ve meyvede, Allah’ın ikram ve ihsanı göründüğü gibi, bütün bitkiler ve ağaçlar âleminde ihsan ve ikram mânası daha mükemmel ve daha şaşaalı görünür. İnsan kafasını kaldırıp bütün bitkilere iman nazarı ile baksa, onların ne büyük bir ikram ve lütuf sofrası olduğunu görecektir. Bu sofranın insanlar için kasten kurulduğunu ve serildiğini anlayacak ve şükre büyük bir kapı açacaktır.

Kâinat ve dünyadaki nimetlere, ikramlara ve ihsanlara bakıldığında arkasında bir kasıt, bir irade ve bir niyet görünüyor. Her bir ikram ve ihsan, Muhsin ve Kerim bir zatı bize ispat ediyor.

Bir eve girdiğimizde orada mükellef bir sofra ile karşılaşsak, hemen ev sahibinin ikram niyetini ve misafirseverliğini takdir ederiz. Yani sofra ve içindeki nimetler ev sahibinin niyet ve iradesinin muşahhaslaşmış bir şekli gibidir. O sofranın tesadüfen ve iradesiz bir şekilde oluştuğuna kimse ihtimal vermez. Sofra ile sofrayı hazırlayan arasında sıkı bir bağ vardır. Sofra, sofra sahibinin sadece varlığı hakkında değil, kişiliği hakkında da bize ciddi ipuçları verir.

Aynen misaldeki gibi, kâinat ve dünya bir cihetle mükellef ve mükemmel bir sofradır. İçinde sayısız çeşitte nimetler ve ikramlar sergileniyor. Bütün bu nimetler ve ikramlar, büyüklüyü ve ihatası nisbetinde Muhsin ve Kerim bir zatı, isim ve sıfatları ile bize ispat edip tanıttırır. Onun irade ve kastı adeta her bir nimet üstünde silinmez bir nakış gibi işlenmiştir. Bir elma Allah’ın inayet ve ikram iradesinin muşahhas ve elle tutulur bir şeklidir. Işık nasıl güneşi gösterip ispat ediyor ise, dünya sofrası da nimet ışıkları ile Allah’ın irade ve kastını gösterip ispat ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...