"Allah'a mal olmak ise, bütün eşyayı terk ve her şeyin ondan olduğunu ve ona rücu ettiğini bilmekle olur." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Eşyayı terk konusunda Üstad Hazretleri “kesben değil, kalben terk etmek” kaydını koyuyor. Bütün eşyayı kalben terk eden, “her şeyin O’ndan olduğunu ve O’na rücu’ ettiğini” bilen insan, eşyayı değil, onları yaratanı sever, mahlûkata değil, onların Hâlık’ına güvenir, O’na tevekkül eder. Ayrıca, her şeyin O’ndan olduğunu bilen insan sebepleri de O’nun memurları olarak bilir ve onlara fazla gönül bağlamaz, neticeleri onlardan bilmez, onlara hakikî tesir vermez.

Bir memur, maaşını vazifeli memurdan alırken ona minnettar olmaz, çok iyi bilir ki bu maaşını bu şahıs kendi servetiyle ve kendi iradesiyle vermiyor. O sadece bir memurdur, verilen vazifeyi yerine getirmekle mükelleftir. O da kendisi gibi devletten maaş almaktadır.

Eşyanın yaratılışında sebep olarak vazife yapan mahlûkatı da Allah’ın memurları yahut askerleri olarak bilen insan, bütün hayırların Allah’tan olduğunun şuuru içinde, o sebeplere bir tesir vermez, onlara lüzumundan fazla minnettar olmaz. Ne ışık güneşin kendi malı ve eseridir ne meyveyi ağaç yapmaktadır, ne de insanı annesi ve babası...

On Yedinci Söz’de dünyanın mahiyeti hakkında çok güzel hikmet dersleri sıralanır ve dünyayı böylece bilen kimsenin ondan ayrılmasının da kolay olacağına dikkat çekilir. Biz aynı dersi, dünyanın mahiyetini bilen insanın, onu kalben terk etmesinin kolay olacağı şeklinde değerlendirip mevzumuza tatbik edelim.

Bu hikmet derslerinden üç misâl vermekle iktifa edeceğiz:

Dünya “Bir ticaretgâhtır.”

İnsan girdiği bir mağazada kendine lazım olan eşyayı satın alıp o mekânı terk eder. Oraya gönül bağlayıp saatlerce kalmayı düşünmez.

Hem bir imtihan meydanıdır.”

İnsan, imtihan olduğu salona gönlünü kaptırmaz. Bütün dikkatini sorulan suallere en iyi cevapları vermeğe hasreder. İmtihan sona erdiğinde de derhal o mekânı terk eder.

Hem bir mezraadır.”

Bir çiftçi de tarlada işini en güzel şekilde görüp bir an önce köyüne dönmeyi arzular. Tarlaya âşık olup günlerce onun başına beklemez.

Allah’ı bilmeyen bir insan kâinatta yetim, kimsesiz, yalnız ve gariptir. Böyle bir insan hayattan lezzet alamaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...