Block title
Block content

On Üçüncü Sözün İkinci Makamı

İçerikler

  1. Sevaplar günahlardan çok ise, direkt cennete girileceği söyleniyor. Böyle ise, hani insan her amelinden sual olunacaktı, konu hakkında bilgi verir misiniz? Ahirette günahların hesabı nasıl olacak?

  2. "Âhirete inanmayan ehl-i inkâr ve dalâlet için, bir idam-ı ebedî kapısı, yani hem kendisini, hem bütün sevdiklerini idam edecek bir darağacıdır..." birisi ahireti ebedi yokluk olarak görürse, öyle mi muamele görecek?

  3. Bugün Nur dersinde, biri herkesin kabir azabı göreceğini iddia etti. Her ne kadar kelime-i tevhid bile getirerek ölmüşse yine de azab görecek, dendi. Bu nasıl olur? Hem imanla gidilecek, hem de azab görülecek; bunun delilleri nelerdir?

  4. "Kabir var; hiç kimse inkâr edemez. Herkes, ister istemez oraya girecek. Ve oraya girmek için de üç tarzda, üç yoldan başka yol yok." Ebedi hapsi münferit, ebediyen tek başına cehenneme hapis, idam-ı ebediden de, ebedi yokluk manaları mı kastediliyor?

  5. Cehenneme Giden, Bir Daha Cennete Gitmeyecek mi?

  6. Ehl-i inkar için ölüm nedir? Ehl-i inkar için yok olma var mıdır?

  7. Ahirete inandığı halde sefahetle hayat sürenlerin, kabirde hapsi münferid bir hal yaşayacakları söyleniyor. Hapsi münferid ne demektir?

  8. "Âhireti tasdik eden, fakat sefahet ve dalalette gidenler,.." Mümin dalalette gidebilir mi, burayı açar mısınız?

  9. "Âhireti tasdik eden, fakat sefahet ve dalâlette gidenlere, bir haps-i ebedî,.." İmanlı olan biri için, neden ebedi hapis deniliyor?

  10. "Risale-i Nur'dan meded istediler. Ben de Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsi namına onlara dedim..." Risale-i Nur'dan medet istemek nedir, caiz midir? Risale-i Nur'un şahs-ı manevisi var mı, Üstad onun adına konuşuyor?

  11. "Kabir var; hiç kimse inkâr edemez. Herkes, ister istemez oraya girecek. Ve oraya girmek için de üç tarzda, üç yoldan başka yol yok..." Buradaki üç yolu ve üç yoldan gidecek olanları izah eder misiniz?

  12. "Kabir var hiç kimse inkar edemez, herkes ister istemez oraya girecek." vecizesini nasıl anlamalıyız?

  13. "Âhireti tasdik eden, fakat sefâhet ve dalâlette gidenlere bir haps-i ebedî ve bütün dostlarından bir tecrid içinde bir haps-i münferit, yalnız başına bir hapis kapısıdır." Ahireti tasdik edip sefahet ve dalalette gidenler ebediyyen hapiste mi kalacaklar?

  14. Kabre girmek için üç yoldan bahsedilmektedir. İkinci yolda haps-i ebedi, tecrid ve hapsi münferid tabirleri geçiyor. Üçüncü yolda ise idam-ı ebediden söz ediliyor. İdam-ı ebedi, yok olmak anlamına geliyorsa bunu ahiret inancımızla nasıl bağdaştırabiliriz?

  15. İkinci yol ile ilgili olarak: “Öyle gördüğü ve itikat ettiği ve inandığı gibi hareket etmediği için cezası olarak aynını görecek.” ifadesini nasıl anlamalıyız?

  16. "Cazibedar bir fitne içinde bulunan ve daha aklını kaybetmeyen bazı gençlerle bir muhaveredir." Cazibedar fitneden maksat nedir? İmansızlık mı, sefahat mı? Daha aklını kaybetmeyen gençler tabirinden ne anlamalıyız?

  17. "Âhiretimizi ne suretle kurtaracağız?" diye, Risale-i Nur'dan medet isteyen gençlere Üstadımız öncelikle kabri nazara veriyor. Gençlere tebliğ hususunda ölüm ve kabri nazara vermek faydalı mıdır?

  18. "Bu iki şık bedihîdir; delil istemiyor, gözle görünür. Madem ecel gizlidir; her vakit ölüm, başını kesmek için gelebiliyor ve genç, ihtiyar farkı yoktur." cümlesini açıklar mısınız?

  19. "Yüzde yüz ihtimal ile dalalet ve sefahet göz önündeki kabir darağacına ve ebedî haps-i münferidine kat'î sebep olduğunu..." Kesin sebep olduğunu gösteren deliller nelerdir?

  20. “Bu iki şıkkın bedihi olduğu, delil istemediği ve göz ile göründüğü” ifade ediliyor. Burada hangi şıklar kastedilmektedir?

  21. Kabre girmek için üç yol hakkında: "Bu iki şık bedihidir, delil istemiyor..." denilen iki şık hangisidir?

  22. "Dalalet ve sefahet göz önündeki kabir darağacına ve ebedî haps-i münferidine kat'î sebeb olduğunu ve iman, ubudiyet yüzde yüz ihtimal ile o darağacını kaldırıp, o haps-i münferidi kapatıp, şu göz önündeki kabri, bir hazine-i ebediyeye, bir saray-ı saadete açılan bir kapıya çeviriyor diye ihbar eden ve emarelerini ve asârlarını gösterdikleri halde..." deniyor. "Emare ve âsâr" ne anlama geliyor?

  23. Yüz yirmi dört bin enbiya, yüz yirmi dört milyon evliya ve muhakkiklerin de ahiret hakikatini kati delilleri ile; "aklen ve ilmelyakin derecesinde" ispat ettikleri ifade ediliyor. Risale-i Nur’un tarzı hangi meslekle alakalıdır?

  24. "Yüzde yüz ihtimalle, dalâlet ve sefahet, göz önündeki kabir darağacına ve ebedî haps-i münferidine katî sebep olduğunu" ve "İman, ubudiyet, yüzde yüz ihtimalle o darağacını kaldırıp, o haps-i münferidi kapatıp,.." izah eder misiniz, neden yüzde yüz?

  25. "Acaba yüzde bir ihtimal-i helâket bulunan bir tehlike yolunda gitmemek için, birtek muhbirin sözü nazara alınsa ve onun sözünü dinlemeyip o yolda giden adamın, endişe-i helâketten gelen elem-i mânevî onun yemek iştihasını kaçırdığı halde;.." izah?

  26. “İdam ve zindan-ı ebedîden kurtulmak ve o yolu saadet-i ebediyeye çevirmek, yalnız iman ve itaat iledir." ifadesi tırnak içerisine alınmıştır. Bu bir ayet veya hadis meali midir?

  27. "İman, ubudiyet yüzde yüz ihtimal ile o darağacını kaldırıp o haps-i münferidi kapatıp, şu göz önündeki kabri, bir hazine-i ebediyeye, bir saray-ı saadete açılan bir kapıya çeviriyor, diye ihbar eden ve ..." izah eder misiniz?

  28. "Allah'ı bilmeseler de, kemâlâta medar olacak bazı güzel hasletler bulunabilir." ifadesini yorumlar mısınız?

  29. "..gençlik saikasıyla, o hadsiz elemlerle âlûde zehirli bir bala benzeyen sefihâne ve heveskârâne, muvakkat bir lezzet-i gayr-ı meşruayı ihtiyar eden, hayvandan yüz derece aşağı düşer.” Burada hayvandan yüz derece aşağı düşmek ne demektir, izahı nasıl?

  30. "Madem ihtiyarlık, hastalık, musibet ve her tarafta vefiyatlar o dehşetli elemi deşiyorlar ve ihtar ediyorlar. Elbette o ehl-i dalâlet ve sefahet, yüz bin lezzeti ve zevki alsa da, yine o mânevî bir cehennem kalbinde yaşar ve yakar..." İzahı?

  31. "İman ve taat dairesinden çıkan bir Müslüman, Ecnebî dinsizleri gibi de olamaz. Çünkü onlar Peygamberi inkâr etseler, diğerlerini tanıyabilirler. Peygamberleri bilmeseler de Allah'ı tanıyabilirler..." izah?

  32. "Ecnebî dinsizleri gibi de olamaz. Çünkü onlar Peygamberi inkâr etseler, diğerlerini tanıyabilirler. Peygamberleri bilmeseler de Allah'ı tanıyabilirler. Allah'ı bilmeseler de kemâlâta medâr olacak bâzı güzel hasletler bul..." izah?

  33. "Dünya ve âhirette ebedî ve daimî süruru isteyen, iman dairesindeki terbiye-i Muhammediyeyi (a.s.m.) kendine rehber etmek gerektir." Burada zikredilen terbiyeyi nasıl değerlendirirsiniz?

Yükleniyor...