"Kâinat bütün ayat-ı tekviniyesiyle, vukuundan haber veriyor." Kâinatın ayat-ı tekviniyesinin ahirete işareti nasıldır?
Değerli Kardeşimiz;
Bütün semavi kitaplar ve umum peygamberler ahiretten haber verdikleri gibi, kâinat da tekvini ayetleriyle ahiretin olacağını ders veriyor. Bu konuda Nur Risalelerinden şu harika tesbitleri nakletmekle iktifa edeceğiz. Bu güzel ve mukni beyanlardan sonra fazla bir şey söylemeye gerek kalmaz:
"Ağaçlara bak. Kışta ölmüş kemikler gibi hadsiz ağaçları baharda dirilten, yeşillendiren, hatta her bir ağaçta yaprak ve çiçek ve meyve cihetiyle üç haşrin nümunelerini gösteren bir Zata karşı inkâr ile istibat ile kudretine meydan okunmaz."(1)
"Evet, şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı ne kadar makul ve lazım ve kati ise, haşrin sabahı da berzahın baharı da o katiyettedir."(2)
"Evet, saatin saniye, dakika ve saat ve günleri sayan çarklarına benzeyen yevm ve sene ve ömr-ü beşer ve deveran-ı dünya, birbirine mukaddeme olarak döner, işler. Geceden sonra sabahı, kıştan sonra baharı işledikleri gibi, mevtten sonra kıyamet dahi o destgâhtan çıkacağını haber veriyorlar."(3)
Kışın kurumuş ve bir cihetle ölmüş ağaçlardan, bahar mevsiminde çiçeklerin, yaprakların, meyvelerin çıkmaları, yine gecenin karanlığına gömülmüş bir beldeye ertesi gün yeniden ışık verilmesi, nur saçılması açıkça gösteriyor ki, insanların da ölümleri yokluğa gitmek değildir, mevsimi geldiğinde haşrin sabahında ve berzahın baharında onlar da yeniden yaratılacaklardır.
Ruhlar zaten ölmemişlerdir. Bedenlerin ölümü tatmaları ise, Üstadımızın ifadesiyle “neş’e-i uhrâ” ile ahirete münasip yeni bir beden giymeleri içindir.
"Elbette kıyameti koparacak ve o neticeler için tasfiye edecek. İşte şu tasfiyenin neticesinde cehennem ebedi ve dehşetli bir suret alıp, taifeleri وَامْتَازُوا الْيَوْمَ اَيُّهَا الْمُجْرِمُونَ tehdidine mazhar olacak. Cennet ebedi, haşmetli bir suret giyerek ehil ve ashabı سَلاَمٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَادْخُلُوهَا خَالِدِينَ hitabına mazhar olacak."(4)
Dipnotlar:
1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şule.
2) bk. age., Dokuzuncu Söz, Dördüncü Nükte.
3) bk. Muhâkemat, Üçüncü Maksad, Üçüncü Mukaddeme.
4) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
a) İntizam (düzen) ve hikmet
Kâinatta büyük bir düzen ve hikmet vardır. Bu kadar ince ve ölçülü bir yaratılışın, gayesiz ve anlamsız olması düşünülemez. Bu düzen, bir sonucun geleceğini ima eder. Eğer bir mahkeme-i kübra (büyük mahkeme, yani ahiret) olmazsa bu hikmet ve adalet eksik kalır.
b) Adalet
Dünyada zulmeden birçok insan cezasını çekmeden ölürken, mazlumlar da karşılıklarını alamadan bu dünyadan gidiyor. Bu durum, adaletin tam tecelli etmediğini gösterir. Kâinattaki adalet kanunları ise mutlak bir adalet sahibini gösterir ve bu mutlak adaletin tamamlanacağı bir âlem olmasını gerektirir.
Aslında kâinatta görülen bu İlahi isimler de ahireti zaten istiyor. Kâinatın genelindeki düzen, hesaplı, kaderli (ölçülü) yaratılış, kuru kuruya bir sonu kabul etmeyeceğini de gösteriyor.
Ağaç küçük görünebilir ama o ağaçtaki diriliş hadisesi, bütün kâinatın işleyişine dair kanunları gösterir. Bu olaylar:
Kudretin yettiğini,
Hikmetin bunu gerektirdiğini,
Sistemli bir maksada işaret ettiğini gösterir.
Ağaç Örneği Kâinattaki Umumî Kanunların Bir Özeti Gibidir
Ağaç da atomlardan galaksilere kadar işleyen kanunlarla var olur, hem bir şey herşeyle bağlıdır.
Çekirdek → Program → Toprak → Su → Güneş → Fotosentez → Meyve
Bu işlem, tıpkı kâinattaki büyük sistemlerin bir özeti gibidir.
Yani ağaç bir küçük modeldir, kâinatın bir prototipi gibidir.
Bediüzzaman ağaç örneğini, büyük kâinat hakikatine bir pencere ve laboratuvar olarak seçmiştir.
Bu, hakikatin küçültülerek zihne kolay aktarılmasıdır. Amaç "sadece ağaç" değil; ağaç vasıtasıyla "kâinat çapında işleyen haşir hakikatini" göstermektir.
Bu sadece ağaç için değil; her şey için geçerlidir. Her atom, her varlık bir ayet gibidir. Hepsinde düzen, intizam, hikmet var. Bu da zaten ahireti ispat eder.