"Diğeri, Rezzak-ı Hakikiyi itham etmek derecesinde derd-i maişete dalıp feraizi terk eden ve maişet yolunda rastgele günahları işleyen fâsık-ı hâsirdir." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir kimsenin, geçim derdini bahane ederek namazı ve diğer farz ibadetleri terk etmesi, kendisi için büyük bir hüsrandır. Böyle düşünmekte Cenâb-ı Hakk’ın rahmetini itham etmek, O’na güvenmemek, rızkından endişe etmek gibi birçok hatalar vardır.

Bu konuyu Yirmi Sekizinci Lem’ada geçen şu bölüm ile beraber mütalaa etmek faydalı olacaktır:

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَ اْلاِنْسَ اِلاَّ لِيَعْبُدُونِ - مَاۤ اُرِيدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ وَمَاۤ اُرِيدُ اَنْ يُطْعِمُونِ - اِنَّ اللهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ

[“Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım. Ben onlardan herhangi bir rızık istemiyorum ve beni yedirmelerini de istemiyorum. Şüphesiz ki rızık veren, metin kuvvet sahibi olan Allah'tır.” (Zariyat, 51/56-58)]
(...)
“İKİNCİ VECİH: İnsan rızka çok müptela olduğu için, rızka çalışmak bahanesi ubudiyete mâni tevehhüm edip kendine bir özür bulmamak için, ayet-i kerime diyor ki:

'Siz ubudiyet için halk olunmuşsunuz. Netice-i hilkatiniz ubudiyettir. Rızka çalışmak, emr-i İlahî noktasında bir nevi ubudiyettir. Benim mahlukatım ve rızıklarını deruhte ettiğim nefisleriniz ve iyaliniz ve hayvanatınızın rızkını tedarik etmek, âdeta bana ait rızık ve it’âmı ihzar etmek için yaratılmamışsınız. Çünkü Rezzak benim. Sizin müteallikatınız olan ibadımın rızkını ben veriyorum. Siz bunu bahane edip ubudiyeti terk etmeyiniz.' ”(1)

Bu makamda bir ayet-i kerime ile bir hadîs-i şerifi nakletmek istiyoruz.

“Nice Allah erleri vardır ki ne ticaret ne de alışveriş onları Allah'ı zikretmekten, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.” (Nur, 24/37)

İbn-i Ömer (r.a.)’den nakledilmiştir. Resulullah Efendimiz (sav.) şöyle buyurdu:

“Kim bütün dertleri tek bir dert yaparsa (yani derdi sadece Allah’ı razı etmek olursa) Cenâb-ı Hak, onun dünya ve ahiret işlerinden dert ettiği her şeyine kâfi olur. Kim de dertlerini çoğaltırsa, Allah Teâlâ onun dünya vadilerinden hangi vadide helak olduğuna bakmaz.”(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a, Yirmi İkinci Nükte.
(2) bk. Hakim, 7934; Beyhaki, Şuabu’l-İman, 1744.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...