Block title
Block content

"Hususan dua külliyet kesbederek devam etse; netice vermesi galibdir, belki daimidir." Duanın külliyet kesbetmesi ne demektir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Hususan dua külliyet kesbederek devam etse; netice vermesi galibdir, belki daimidir.”(1)

Duanın külliyet kesbetmesi farklı şekillerde yorumlanabilir.

Evvela: "Bütün kainatın dualarını kendi duan içine al. Bir abd-i külli bir vekil-i umumi gibi  اِيَّاكَ نَسْتَعِينُ  de.”(2)

Bütün mahlukatın istidat dili ile ihtiyac-ı fıtri dili ile ızdırar dili ile etmiş oldukları duaları niyetimizle, imanımızla, düşüncemizle, hayalimizle Cenab-ı Hakk'ın dergahına takdim edebiliriz. İnsan bu ubudiyete kabiliyetli ve liyakatlı olarak yaratılmıştır. Nasılki bir bölüğün bütün hizmetlerini tabur komutanına takdim etme hakkına, liyakatine bölük komutanı layıksa aynen öyle de; mahlukatın en eşrefi, bütün mahlukatın, halifesi olmaya istidatlı olan ve mahlukata zabitlik yapan insan, duasında mümessili olduğu bütün kainatın dualarını kendi duası içine alıp kendi namına Cenab-ı Hakk'ın dergahına arz edebilir.

Saniyen: Külliyet manasını; Kur’an’da, hadislerde geçen tesirli, tecrübe edilmiş dualar olarak da anlayabiliriz. Hatta evliya-yı azimenin yapmış oldukları dualar da anlaşılabilir. Çünki; bir insanın gayesi, niyeti, kabiliyeti, arzusu; cüz’i, sınırlı, hudutlu olabilir. O nisbette arzularını Cenab-ı Hakk'a takdim eder. Fakat; Kur’an’da Cenab-ı Hakk'ın bize bilidirdiği ve bir kısım peygamberlerin necatına vesile olan dualar İlm-i Muhitten geldiği için elbette daha küllidir. Aynen onun gibi Üstad-ı Ezelisinden ders alıp sonra ders veren Peygamber Efendimiz (a.s.m)'in bize tavsiye etmiş olduğu dualar ve yerde iken arş-ı a’zamı temaşa eden Şah-ı Geylani gibi zatların duaları daha külli olacaktır. Biz de dilimizle bu bahsettiğimiz duaları Cenab-ı Hakk'ın dergahına arzederek duada külliyet kesbedebiliriz.

Salisen: Ayrıca külliyet manası devam şeklinde de anlaşılabilir. Zira; “Duanın şe’ni terdat ile takrirdir.“ Dergah-ı Kadi-ul Hacatı ne derece ısrarla, tekrarla çalacak olursak elbetteki o dergahın gereği o kapıların açılması ve o dualara icabet edilmesidir. Üstadımız Resul-i Ekrem’in (a.s.m) saadet-i ebediye hakkındaki duasının kabulünün sebebi olarak “bu kadar külliyet ve vüs’at ve devam kesbedip” diye tarif ediyor.7

* * *

Bilindiği gibi "ferd" denilince cüz’i, cemaat denildiğinde ise "küllî" bir mana hatıra gelir. Külli bir şahs-ı manevidir, cüzî ise onun bir ferdidir.

Mesela, “insan” külli bir manadır ve bütün insanları içine alır, Ahmet ise onun bir cüz’i ferdidir.

Buna göre duanın külliyet kesbetmesini İlahi Ferman'da geçen şu duada görmek mümkündür:

“Yarabbi! Beni, ana ve babamı ve bütün müminleri mağfiret eyle (bağışla).”(İbrahim, 14/41)

Bu duada insan önce kendi mağfiretini dilemiş, sonra ana babasını, daha sonra ise bütün müminleri duasına dahil etmiş, böylece duası külliyet kesb etmiştir.

Külliyetin bir başka manası da şudur: İnsan, kendisine verilen maddi ve manevi bütün cihazlarını, yaratılış gayelerine uygun şekilde kullanmakla külli bir ubudiyet yapmış olur. Külli ubudiyet yapabilen kişilerin duaları da bu külliyetten nasiplenirler.

Duanın devam etmesine gelince, bir isteği sürekli olarak tekrarlamak ona verilen önemin bir göstergesidir. Her namazda Fatiha suresini okumakla sırat-ı müstakim üzere yaşamayı, azgın ve sapık kişilerden olmamayı Rabbimizden niyaz ederiz.

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dördüncü Mektup Birinci Zeyli.

(2) bk. Sözler, Yirmi Üçüncü Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Zeyl, İkinci Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 9974 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...