"İmanla, imandaki intisapla, her mü’min gibi, bu vücudum dahi hadsiz vücudların firaksız envârını kazanır." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İman, insanı Allah’a bağlayan ve nisbet ettiren kopmaz bir halattır.

İman, karanlıkları izale eden, varlıkların üzerine takılmış nimetleri hissettiren bir nurdur. İnsan iman nuru ile varlıkların gayelerini, onlardaki isimlerin tecellisini, hâdiselerin iç yüzünü görebiliyor.

Mesela, iman nuru ile bakıldığı zaman, kabir ebedî saadetin bir başlangıcı ve giriş kapısıdır. İman nazarı ile bakıldığında kâinat hâli ve boş değil, melekler ve ruhaniyatla dolu İlahî bir meşherdir.

İman, varlıkların hiçliğe gitmediğini, vazifeden terhis edildiklerini bildiriyor. Bu yüzden mü’min, kalbinde ayrılık acısını hissetmez. Hissetse bile âni ve def’îdir, çabuk iyileşir. Zira o biliyor ki, hiçbir mevcut yok olmuyor, daha güzel ve daimî bir memlekete gidiyor.

Küfür ise bu nisbeti koparıyor, varlığı sadece zamanın en alt seviyesi olan salisenin içine hapsettiriyor. Zira kâfirin nazarında varlık bulunduğu andır. Geçmiş ve gelecek onun nazarında yokluktur. Her şey helak ve mahv olup, geçmişin karanlık çukurunda kayboluyor. Kabir ise bir hiçlik kuyusudur. Ölüm, bir idam celladıdır. Kalbin alâka duyduğu her sevgili, bu celladın keskin kılıcı altında can veriyor. Bu da ona müthiş ayrılık acılarını tattırıyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...