"Kâinatta münteşir bütün envâ-ı nimeti insanla tanzim etmek. Ve insanın menfaati ipiyle tesbih taneleri gibi tanzim eder, nimetlerin iplerinin uçlarını insanın başına bağlar, rahmet hazinelerinin umum çeşitlerine insanı bir liste hükmüne getirir." İzahı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan Allah’ın bütün isim ve sıfatlarının tecelli merkezi gibidir. Diğer mahlûklarda bu keyfiyet yoktur, onlar ancak bazı isimlere aynadarlık eder. Ama insan mahiyeti bütün isimlerin okunduğu cami bir aynadır.

İnsan kâinatta işleyen bütün kanunların ve icraatların odak noktasıdır, her şey ona itaat ve hizmet ettiriliyor. Kâinatın yaratılmasındaki asıl maksat insan olduğundan Cenab-ı Hak kâinatta her şeyi insanın istifadesine göre terbiye edip tanzim etmiştir. Yani kâinatın nizam ve intizamı insana göre ayarlanmış, bütün mahlûkat ona hizmet için seferber edilmiş.

Mesela, kâinatta umumi olarak bulunan rızık kanunu, en mükemmel olarak insanda görünür ve tecelli eder. Sair mahlûkat bir iki çeşit yiyecek ile besleniyor, insan ise her nevi lezzeti ve rızkı tartıp tadacak cihazlara sahiptir. Kâinatı kuşatan nimetler zincirine küllî bir şükür ile ancak insan mukabele edebilir. Yani insan kâinattaki bütün nimetleri bir tesbih tanesi gibi çeker ve şükrünü eda edebilir bir mahiyete sahiptir.

"Rububiyetini gösteren; ve beşeri, şecere-i kâinatın en cami’ ve en nazik ve en nazenin, en nazdar, en niyazdar bir meyvesi yaratıp kendine muhatap ittihaz ederek her şeyi ona musahhar kılmakla,.." (10. Söz)

Allah, bin bir ismini kâinat sarayında tecelli ettirdiği gibi, bütün esmâsını okuyup arz-ı ubudiyet edecek bir mahlûkunu da kâinata bir meyve ve bir netice olarak yaratmıştır. İşte kâinat ağacının bu meyvesi ve neticesi insandır. Yani, Cenab-ı Hak, kâinat ağacını insanı meyve verecek şekilde terbiye etmiştir.

İnsanın “en câmi’ meyve” oluşu, bütün esmâya mazhar olması mânâsınadır. Onu diğer varlıklardan ayıran en ehemmiyetli bir özelliği, bu yaratılışının farkında olması, bunu bilmesidir. Allah, insanı, isim ve sıfatlarının tecellilerini tartıp tadacak bir mahiyette yaratmıştır. Allah’ın isim ve sıfatlarına mazhar olmak noktasında insan, kâinat içinde en liyakatli ve en câmi’ bir ayna hükmündedir.

İnsanın nazik ve nazenin olması ise, bütün kâinatın insana hizmet ve itaat ettirilmesine kinayedir. Bunun sayılamayacak kadar çok misalleri vardır. Meselâ, en rahat seyahat vasıtası olan uçakta bile insanlar motorların gürültüsünü belli bir ölçüde duyar ve yanındakilerle çok rahat konuşamazlar. Dünya kendi etrafında saatte 1.670 km, güneşin etrafında ise saatte 108.000 km. hızla döndüğü halde yolcularını hiç rahatsız etmez; ne ses çıkarır, ne de sarsıntı yapar. Bu, insanın nazik, nazenin, nazdar olmasındandır. Aynı rahatlık diğer canlılar için de söz konusudur, ama onlar bu seyahatin farkında bile değildirler.

Nazlı ve nazdar olmak, sadece bununla sınırlı değildir. Meselâ, bir hayvan ağzını yerlere sürterek rızkını toplarken, insan sofraya oturarak yemeğini yer.

Yine, hayvan rızkını olduğu gibi alırken, insan onları pişirir, çeşitli nimetleri bir araya getirir, farklı lezzetler elde eder.

Nefes alırken kanımız temizlenir de hiç farkına varmayız. Ama halımızı temizleyen robotun gürültüsünden rahatsız oluruz.

İnsanın nazlı olmasının en büyük bir nişânesi de kendisi gibi dünyaya misafir olarak gelen ve onun hizmetine verilen hayvanları dilediğinde kesip yiyebilmesidir.

Bir misafirin ev sahibinin yanındaki hatırının bir ölçüsü de sofrasına dizilen yemeklerdir. İnsan ise misafir yiyen misafir gibidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

muratkul

Buradaki örnekleri  Kâinatta münteşir bütün envâ-ı nimeti insanla tanzim etmek. Ve insanın menfaati ipiyle tesbih taneleri gibi tanzim eder, nimetlerin iplerinin uçlarını insanın başına bağlar, rahmet hazinelerinin umum çeşitlerine insanı bir liste hükmüne getirir." verilen misalleri insanla tanzim, menfaat ipiyle tesbih taneleri gibi tanzim ve insanı bir liste nedemek, konu ile ilgisi nedir 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
İnsanın tat alma duyusu bir liste yer yüzünde ki milyonlarca çeşit tatlarda bu listenin içinde ki nimetler. İnsanın gözü bir liste gözle görülen sayısız renk ve görsel güzelliklerde bu listenin içinde ki hazinelerdir. Diğer duygu ve cihazlar buna kıyas edilebilir. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...