"Kur'an küre-i arzın başından çıksa arz divane olacak, akıldan boş kalan kafasını bir seyyareye çarpması, bir kıyamet kopmasına sebep olması akıldan uzak değildir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat, 51/56)

Bu ayette de açıkça ifade edildiği gibi, Allah kâinatı ve insanları kendisini tanımaları ve ibadet etmeleri için yaratmıştır. Kâinat büyük bir mescid, insanlar ise sâcid ve âbiddir. Cemaatsiz bir mescid ise, yıkılmaya mahkûmdur.

Yani, nasıl ki kâinat sırr-ı kayyûmiyetle kaimdir; öyle de ism-i Kayyûmun mazhar-ı ekmeli olan insan ile bir cihette kâinat kıyam bulur. Yani, kâinatın ekser hikmetleri, maslahatları, gayeleri insana baktığı için, güya insandaki cilve-i kayyûmiyet, kâinata bir direktir."(30.Lem’a)

İnsanı, hem kâinatın halifesi yapan, hem de onu ayakta tutan bir direk hükmüne getiren sır, ondaki küllî ibadet yapma kabiliyetidir. Allah insanı çok geniş ve yüksek bir mahiyette yaratmıştır. İnsanın dili, bütün lezzetler âlemine açılan bir pencere; aklı, mânalar âlemine açılan bir kapı, kalb ise isim ve sıfatların tecelligâhı ve imanın mahallidir.

İnsan, sahip olduğu bu mükemmel istidad ile Allah’ın bütün isim ve sıfatlarını tanır ve bilir. Bu yüzden insan, kâinat ağacının en son, en cemiyetli ve en harika meyvesidir. Ağacı lüzumlu ve ehemmiyetli kılan şey ise meyvesidir.

Kâinat, bütün unsurları ile insana hizmet ettirilmektedir. Kâinatın ve bütün mahlûkatın varlık sebebi insandır. Kâinatın devamına da insanın ibadeti sebep ve kayyum oluyor. Tıpkı ağaca meyvenin sebep ve kayyum olması gibi.

Dünyada ehl-i iman yaşadıkça, kıyametin kopmayacağı dikkate alındığında, iman ve ibadetin de kâinatı bir bakıma ayakta tuttuğu ve Kayyûm ismine bir başka şekilde ayna olduğu anlaşılır. Demek ki, bu kâinat fabrikasının meyvesi olan insanın meyvesi de iman, ubudiyet, hamd, zikir, tesbih ve tefekkürdür. İnsan Rabbine ibadet etmekte, O’nun mahlûkatını temaşa ve tefekkür etmekte, tesbih ve hamd vazifesini ifa etmektedir. Bu hakikatten gaflet edilirse, güneş ve aydan bütün bitki ve hayvan türlerine kadar tümünün insana ettikleri hizmetler ve yardımlar hiçe inecek, mânasız ve gayesiz kalacaktır. Aynı şekilde insana verilen o büyük istidad sermayesi de boşa harcanmış olacaktır. Bir ağacın bir tek yaprağını bile gayesiz, hikmetsiz yaratmayan Cenab-ı Hak, elbette kâinat ağacının en mükemmel meyvesi olan insanı başıboş bırakmaz.

İnsanları imana ve ibadete sevk ettiren rehber Kur’an’dır. Şayet insanlar Kur’an’dan yüz çevirir, onu bütünü ile terk ederlerse, o zaman bu kâinat fabrikasının devam etmesinin bir mânası ve gayesi kalmaz. Bu gaye tahakkuk etmediği zaman, kâinatın Banisi olan Allah, kıyameti koparır ve dünyayı yıkar.

"Yeryüzünde 'Allah, Allah' denildiği müddetçe kıyamet kopmaz."(Müslim 2954/140)

Hadisi de bu inceliğe işaret ediyor.

Ruh nasıl bedeni ayakta tutup canlı kalmasını temin ediyorsa, dünya cesedinin ruhu da Kur’an’dır. Şayet Kur’an insanlar nezdinde inkâr edilirse, emir ve yasaklarına riayet edilmezse, ruhun bedeni terk etmesi gibi, dünyanın da ayakta kalması ve devam etmesi mümkün olmaz.

İşte o zaman Kur'an; akıldan boş kalan kafasını bir seyyareye çarpacak ve kıyamet kopmasına sebep olacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...