Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Altıncı Basamağı izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Altıncı Basamak: Kur’ân-ı Mu’ciz-ül Beyan, nev’-i beşeri itâate irşad, isyandan zecr ve men’etmek üzere kullandığı üslûb-u alîsine bak:"

يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اِنِ اسْتَطَعْتُمْ اَنْ تَنْفُذُوا مِنْ اَقْطَارِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ فَانْفُذُوا لَا تَنْفُذُونَ اِلَّا بِسُلْطَانٍ

"Yani: 'Ey ins ve cin cemaati! Mülkümden hariç bir memlekete çıkıp kurtulmak için semâvat ve arzın aktarından çıkmaya kuvvetiniz varsa çıkınız. Amma ancak bir sultanla çıkarsınız.'”(1)

Ayetten almamız gereken temel ders, Allah’ın mülkünde O’na isyan edilemeyeceği, O’na itaat edilmesi gerektiğidir. Göklerin ve yerin Rabbi ve maliki Allah’tır. O’na isyan etmek isteyen kişinin bu mülkün dışına çıkması gerekir. Buna güç yetiremeyeceğine göre tek çıkar yol itaattir. İmtihan sırrına binaen insanın isyanına da müsaade edilmişse de, şu hakikat de gözden ırak tutulmamalıdır:

“Bu kâinatın haşmetli malikinin elbete cezası da dehşetlidir.”

Sultan, delil demektir, yani ancak Allah’ın inayeti ve rahmetiyle semavat arzın haricine çıkabilir, yani dünya hayatını gerilerde bırakıp cennete varabilirsiniz.

Bazıları bu ayetin fenlere de işaret olduğunu söylemişlerse de, kıyamet yaklaştığı halde henüz sadece aya gidebilmiş olmamız, Ay’ın da dünyanın uydusu olup semadan sayılmadığı dikkate alındığında, temel mesajın “insanlara ve cinlere, itaat dersi vermek” olduğu çok daha iyi anlaşılır. Kaldı ki, ayette ins ve cin cemaatlerine birlikte hitap edilmektedir; Ay’a gitmek ise insanlarla ilgili bir konudur.

“Amma ancak bir sultanla çıkarsınız." ifadesini iki manada anlamak mümkündür:

Birinci mana, ancak kainatın sultanı olan Allah’ın yardımı iledir ki, bizi ahiret alemlerine götürecek de O'dur. Evet, bizi bu maddi alemin sınırlarından çıkarıp ebed alemi olan ahirete götürecek yegane sultan Allah’tır ve ondan başkası da olamaz demektir.

İkinci mana, istihza ve imkansızlığına işaret suretinde ikinci bir ilah ikinci sultan lazım ki sizi mülkümden çıkarıp kurtarsın. Bu da mümkün olmayacağına göre, sizin mülkümü terk etmeniz mümkün ve kabil değildir, demek sureti ile insana acizliği ve fakirliği hatırlatılıyor.

Bir sonraki paragrafta bu ders çok açık şekilde nazara verilmiştir:

“Kur’ân-ı Kerîm bu âyet ile pek geniş saltanat-ı rububiyete karşı ins ve cinnin aczlerini ilân zımnında nidâ ediyor: “Ey insan-ı hakîr, sağîr, âciz! Ne suretle, şeytanları recmeden melâike ile necimlerin, şemslerin, kamerlerin itâat ettikleri Sultan-ı Ezel’e isyan ediyorsun! Nasıl kocaman yıldızları mermi, kurşun yerinde kullanabilen bir askere sâhib olan bir sultana karşı isyan etmeye cesâret ediyorsun!”(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Altıncı Basamak.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...