"Müsbet hareket etmektir ki, yani, kendi mesleğinin muhabbetiyle hareket etmek. Başka mesleklerin adâveti ve başkalarının tenkîsi, onun fikrine ve ilmine müdahale etmesin, onlarla meşgul olmasın." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan kendi mesleğinin muhabbeti ve sevgisi ile hareket eder, etmelidir de. Kendi mesleğini övmek ya da yüceltmek için ille de başka meslekleri kötülemek ya da noksan görmek gerekmiyor.

Her Müslüman, İslâm ve ehl-i sünnet dairesinde olmak kaydı ile kendi fıtratına münasip bir meslek, meşreb ve mezheb seçme hakkına sahiptir. İslâm bu zenginliği Müslümanlara lütfetmiştir. Bu mânaya işaret eden şu hadis-i şerif rivayet edilmiştir:

“Ümmetimin ihtilafında rahmet vardır.”

Burada meslek ve meşreblerin farklılığı, Müslümanlar için büyük bir rahmet ve kolaylıktır. Malum, herkesin bir kalıba, bir mizaca girmesi mümkün değildir. Bu yüzden, İslâm farklı mizaç ve fıtratta olan insanları bir kalıbın içine girmeye zorlamamıştır.

Üstad Hazretleri, bu hakikati veciz bir şekilde şöyle ifade etmiştir:

“Sen mesleğini ve efkârını hak bildiğin vakit, 'Mesleğim haktır veya daha güzeldir.' demeye hakkın var. Fakat 'Yalnız hak benim mesleğimdir.' demeye hakkın yoktur..”(1)

Bu düsturla, Müslümanlar içinde farklı hak olan meslek ve meşreb sahiplerinin kardeşlik ve birlik mânasını bozacak adımlardan ve davranışlardan kaçınmaları gerektiğine dikkat çekilmiştir. İnsan, fıtraten kendine uygun olan fikri ya da meslek ve meşrebi sever ve onun revacını ister. Bu onun bir hakkıdır.

Ama bu sevgi başka meslek ve meşrepleri inkâr etmesini ya da kötülemesini gerektirmez. Başkalarını kötülemeden de kendi meşrebini sever ve revaç verebilir.

Bir öğretmen veya hekim; “Benim mesleğim en güzeldir” diyebilir, ama “Sadece benim mesleğim güzeldir” diyemez.

Aynen bunun gibi herkes kendi mesleğinin en güzel olduğunu söyleyebilir, onun muhabbetiyle hareket edebilir. Ama “sadece benim meşrebim güzeldir” diyemez. Ehl-i sünnet çizgisinde hizmet eden bütün tarikat ve cemaatlere muhabbet etmek lazımdır. O zaman hiçbir problem olmaz ve niza çıkmaz.

(1) bk. Mektubat, Yirmi İkinci Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

karolin
Tek kelimeyle Amin diyorum..Böyle çoklarını gördüm..Hatta cemaatleri de geçtim de,sanki nefsimizde şu da var: Başkasını kötüleyerek,kendimizi iyi göstermeye çalışıyoruz.Başkasının eksik tarafını göstermekten menhus bir lezzet alıyoruz..Bende de olmak üzere çok insanda bu kötü huyu gördüm..Nasıl hakkından geleceğiz,onu da bilmiyorum?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hamditas

"Sen mesleğini ve efkârını hak bildiğin vakit, “Mesleğim haktır veya daha güzeldir” demeye hakkın var. Fakat “Yalnız hak benim mesleğimdir” demeye hakkın yoktur. وَعَيْنُ الرِّضَا عَنْ كُلِّ عَيْبٍ كَلِيلَةٌ - وَلٰكِنَّ عَيْنَ السُّخْطِ تُبْدِى الْمَسَاوِيَا  sırrınca, insafsız nazarın ve düşkün fikrin hakem olamaz, başkasının mesleğini butlan ile mahkûm edemez." Said Nursi r.a. (Mektubat, 22. Mektup)

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...