"O kâfir, ya ademe gidecektir veya daimî bir azap içinde mevcut kalacaktır. Vücudun -velev cehennemde olsun- ademden daha hayırlı olduğu vicdanî bir hükümdür." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Azizim! O kâfir hakkında iki ihtimal var. O kâfir, ya ademe gidecektir veya daimî bir azap içinde mevcut kalacaktır. Vücudun -velev cehennemde olsun- ademden daha hayırlı olduğu vicdanî bir hükümdür. Zira adem, şerr-i mahz olduğu gibi, bütün musibet ve mâsiyetlerin de merciidir. Vücut ise, velev cehennem de olsa, hayr-ı mahzdır. Maahaza, kâfirin meskeni cehennemdir ve ebedî olarak orada kalacaktır." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi, 7. Ayetin Tefsiri)

Yokluk ve hiçlik, bütün varlık boyutlarına kıyasla (ki buna cehennem de dahil) daha kötü, daha acı ve merhametten daha uzak bir durum oluyor. Bu yüzden Allah hiçbir varlığı yokluğa ve hiçliğe mahkûm etmiyor, yaratmış olduğu her mahlûkun varlığını devam ettiriyor. Yani Allah’ın sonsuz merhamet ve şefkati, mutlak şer olan yokluğa izin vermiyor.

Hasta, yaşlı, meşakkatli bir hayat süren hatta bakıma muhtaç olan insanların bile yaşamak için elinden geldiği kadar çareler araması, hayata aşk derecesinde meftun olması bu inceliğe işaret ediyor.

İnsan "idam edilmek" veya "zor, sıkıntılı, azab içinde bir müebbet hapis cezası" gibi iki teklife muhatap olsa, tevehhüm, his ve heves aldatmamak şartı ile hiç şüphesiz ki idam edilmektense bir hücrede dahi olsa, zor şartlar altında dahi kalsa ebedî hapsi tercih edecektir.

"Yok olmak mı ebedî de olsa cehennem mi?" sualine insanın vicdanı; "Cehennem de olsa ebed!.." diye cevap veriyor. Allah da sonsuz merhameti icabı bu iki şıktan daha ehven olan ebedî cehennemi tercih ediyor.

Kâfirlerin ebedî cehennemde kalmalarına vicdanî açıdan bakıldığında adem ve yokluğa nisbeten merhamet edildikleri anlaşılıyor.

“Bir zaman -küçüklüğümde- hayalimden sordum: "Sana bir milyon sene ömür ve dünya saltanatı verilmesini, fakat sonra ademe ve hiçliğe düşmesini mi istersin? Yoksa bâki fakat âdi ve meşakkatli bir vücudu mu istersin?" dedim. Baktım, ikincisini arzulayıp birincisinden "ah" çekti. "Cehennem de olsa beka isterim" dedi.” (Şualar)

Cenab-ı Hakk’ın “rahmeti gazabını geçtiği” için kâfirleri yok etmeyecek, cehennemde ebedî azaba duçar edecektir. Bir suçlunun idama mahkûm olması başka, müebbet cezaya çarptırılması başkadır. İdama mahkûm olan birinin cezası müebbet hapse çevrilse ne kadar sevinir, düşününüz.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Yaratılmadan önce, yoklukta iken; acı, elem ve sonunda da cehennemde kalma ihtimali olan bir varlık ister misin, diye sorulsa idi, şimdiki bildiklerimle hayır derdim. Bize evet cevabını verdirecek, varolma güzellikleri neler olabilir?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 1.460
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Fd

"O kâfir ya ademe gidecektir" ifadesi ile onüçüncü sözde geçen kabrin Âhirete inanmayan ehl-i inkâr ve dalalet için bir i'dam-ı ebedî kapısı olduğunu, Yani hem kendisini, hem bütün sevdiklerini i'dam edecek bir darağacı olduğunu  Öyle bildiği için, cezası olarak aynını görecek. ifadesi ile bu ceza cehennem ateşinden farklı bir azap olarak mı anlayacağız? Ateş azabını bu güruh görmeyecek mi? İzah eder misiniz?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Bu iki ifade, cezanın sadece Cehennem ateşinden ibaret olmadığını, aynı zamanda psikolojik, manevi ve idraki bir azabı da kapsadığını göstermektedir. Bu, Cehennem azabının bir boyutu veya Cehennem'e giden yolda yaşanan bir öncü azap olarak anlaşılabilir.

Kabrin "İ'dam-ı Ebedî Kapısı" Olması (Manevi Azap)

On Üçüncü Söz'de geçen bu ifade, kabrin kâfir için nasıl bir yıkım ve korku kaynağı olduğunu vurgular:

İ'dam-ı Ebedî Kapısı: Âhirete inanmayan için kabir, ebedî (sonsuz) yokluğa giden bir idam kapısıdır. Bu güruh, kendilerini ve tüm sevdiklerini tamamen yok olacak (i'dam edilecek) zannettiği için, bu inanç tek başına müthiş bir azaptır.

Aynını Görmesi (Cezası Olarak): İman etmediği için "Benden sonra yokluk var, ben ve sevdiklerim toprak olup gideceğiz" diye düşünmüş, dolayısıyla o korkunç inancın aynısını (yani sonsuz yokluk, değerlerin silinmesi, sevdiklerinden ebediyen ayrılma korkusu ve hissini) ceza olarak yaşamaya başlar.

Bu azap, henüz Cehennem ateşinin kendisi değildir. Bu, "Cehennem'den önce, Cehennem'in bir başlangıcı" veya Cehennem'deki azabın önemli bir unsuru olan sonsuz ümitsizlik, pişmanlık ve manevi ıstırap boyutudur. Ateş, bedene azap ederken; bu, ruha, kalbe ve akla azap eden bir durumdur.

"O Kâfir Ya Ademe Gidecektir" İfadesi

Adem: Sözlük anlamı yokluk, hiçlik demektir. Burada ise, kâfirin kendi inancına göre varacağı yer olan sonsuz yokluk veya hiçliğe mahkûm olma hissini ifade eder. Kâfir, öldüğünde sadece çürümeyi ve yok olmayı beklediği için, bu beklenti onun için korkunç bir cezadır.

Cehennem Ateşi Azabını Görecek mi?

Kesinlikle görecektir. Bu manevi azap, Cehennem ateşinden farklı bir azap boyutu olsa da, Cehennem'in ateş azabını görmeyeceği anlamına gelmez.

Ateş Azabı (Cisim ve His Azabı): Kâfirler, hem bedenleriyle hem de hisleriyle Cehennem ateşinin fiziksel azabını tadacaklardır. Bu, Kur'an ve hadislerde açıkça belirtilen bir gerçektir.

Manevi/İdraki Azap (Ruh ve Kalp Azabı): Kabrin i'dam kapısı olarak görülmesi, kişinin dünyadaki inkâr ve dalaletinin sonucu olarak sonsuzluk ve kıymet duygusunu kaybetmesi, ümitsizliğe düşmesi, her şeyin boş ve anlamsız olduğunu idrak etmesi gibi manevi ıstıraplardır. Bu durum, Cehennem'in bir öncü halidir ve Cehennem'in içinde de devam edecektir. Cehennem'deki azap, sadece ateş yakmasından ibaret değildir; aynı zamanda ebedî hüsran, ilahi rahmetten mahrumiyet ve sonsuz pişmanlık hislerini de içerir.

Özetle:

Kâfirin cezasını "kabrin i'dam-ı ebedî" olarak görmesi, ateş azabını görmeyeceği anlamına gelmez, aksine:

  1. Bu, onun inkârının neticesi olan psikolojik ve manevi ilk azabıdır.

  2. Bu, Cehennem'deki ebedî hüsran ve ümitsizlik azabının bir parçasıdır.

  3. Cehennem'deki nihai ceza, hem bu manevi azabı hem de bedene yönelik şiddetli ateş azabını kapsar.

Bu, cezanın sadece bir boyuta (ateşe) indirgenemeyecek kadar kapsamlı ve dehşetli olduğunu gösterir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Fd

Allah razı olsun. Çok güzel bir açıklama olmuş.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...