"Ölecek âlemin dirilmesi mümkündür. Kudrette noksan yoktur. Muktazi ise gayet kuvvetlidir. Mesele ise mümkinattandır..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ölecek âlemin dirilmesi mümkündür. Çünkü, İkinci Esasta ispat edildiği gibi, kudrette noksan yoktur. Muktazi ise gayet kuvvetlidir. Mesele ise mümkinattandır. Mümkün bir mes’elenin gayet kuvvetli bir muktezisi var ise, fâilin kudretinde noksaniyet yok ise; ona mümkün değil, belki vaki’ suretiyle bakılabilir.”(1)

Üstad Hazretlerinin “Merkezden muhite, dâhilden harice bakmak lazımdır.” tavsiyesine uyarak konuyu kendi varlığımızı esas alarak tahlil etmeye çalışalım. Kâinat “mümkün” olduğu gibi onun meyvesi olan insan da mümkündür. Daha önce de temas ettiğimiz gibi, mümkün “varlığı kendi zâtından olmayan, Allah’ın yaratmasıyla var olan ve yine O’nun iradesiyle de varlığına son verilebilen” demektir. Allah’ın varlığı vacibdir, yani varlığı kendi zâtındandır, “Zâtî olan, zâil olamaz.” kaidesince O’nun varlığı için yokluk düşünülemez. İşte o Vacibü’l-Vücud, insanı yokluk karanlıklarından kurtarmış, Üstad'ın ifadesiyle, “ziyadar varlık âlemine” getirmiştir. Yoğu var edenin, varı yok etmeye de elbette gücü yeter.

Bizim mümkün olan varlığımızı yok ettikten sonra tekrar yaratmasına hiçbir mâni yoktur. Var iken yok olmaya karşı koyamayan bir şeyin, yok olduktan sonra yeniden var olmaya karşı hiçbir mukavemet gösteremeyeceği gayet açıktır. Yeter ki onu yaratan ve ona yokluğu tattıran Allah, ona yeniden varlığı tattırmayı dilesin.

Üstadımızın mahlûkat hakkında kullandığı çok hikmetli bir benzetmesini bu konuya tatbik edebiliriz. Mahlûkat için “kelimat-ı kudret” tabirini kullanıyor. İnsan bir kudret kelimesidir; kudret kalemiyle yazılmış ve varlık sahasında boy göstermiştir. Bu kelimeyi silmek dilediğinde bu işi çok rahat yapar. Sildiği o kelimeyi, dilediğinde yeniden varlık sahasına çıkarabileceğinde de şüphe yoktur.

İşte insan bir kudret kelimesi olduğu gibi kâinat da bir kudret kitabıdır. O kitabı yazan zât, tümünü silerek varlığına son vereceğini ve o kitabı yeniden yazacağını haber vermişse, bunların tahakkuk edeceğinde asla şüphe yoktur ve buna bir mâni olacağı düşünülemez. Zira kâinat mümkünat âlemindendir. Onu var eden Vacib, yeniden yazmayı diliyorsa bunun tek mânii -hâşâ- kudretinin kâfi gelmemesidir. Zâtî, sonsuz ve ezelî olan kudret-i İlâhîyeye acz müdahale edemeyeceğinden, ölecek âlemin dirilmesine vaki nazarıyla bakılabilir.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksad.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...