"Şedit hissiyatlar, umur-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir. Eğer hafiflerini dünya umuruna ve şiddetlilerini vezaif-i uhreviyeye ve maneviyeye sarf etse,.." Şiddetli hissiyatları mı; yoksa her hissiyatın şiddetli mertebesini mi ahirete sarf edeceğiz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İkinci mana daha isabetli. Zira insanın, hissiyatlarının hepsinde hem ahirete hem de nefse bakan ciheti vardır. İnsan şedit hissiyatlarının yönünü ahirete çevirmeli, istidadını ebedî hayatı kazanmak için kullanmalıdır. Zaten insana verilen harika cihazatın, eşsiz duyguların ve mükemmel latîfelerin gayesi de budur.

Lakin ilk manayı da bütünü ile reddedemeyiz; zira bazı hissiyatlar vardır ki sanki sadece dünyaya bakıyor, münasebeti sadece dünya ile görünüyor. Bu duyguların keyfiyeti tamamı ile ahiretten kopuk ve alâkasız değildir, lakin ağırlık olarak dünyaya bakıyor.

Mesela, şehvet ve öfkenin ağırlığı bu dünyaya bakıyor; kalb, akıl, vicdan ve ruh gibi şeylerin ağırlığı da ahirete bakıyor, denilebilir. Ama kesinlikle iki tarafla da münasebetleri vardır, fark sadece ağırlık noktasındadır.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Eğer hafiflerini dünya umuruna ve şiddetlilerini vezâif-i uhreviyeye ve maneviyeye sarf etse, ahlak-ı hamideye menşe, hikmet ve hakikate muvafık olarak saadet-i dareyne medar olur." cümlesini nasıl anlamalıyız?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...