"Sen her bir eserde müessirin azametini görmek istiyorsun; fakat, hâricî olan mânâları zihnî mânâlarda arıyorsun." izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstat hazretleri, böyle bir düşünceyi, güneşin bütün büyüklüğünü, hararetini, hattâ gezegenlere merkez olmasını, onun küçük bir aynadaki cüz’i tecellisinde aramaya benzetiyor. “Şemsin vahdeti, tecelliyâtının da vahdetini istilzam etmez. (Mesnevi i Nuriye) buyurarak, her aynaya kendi kabiliyetine göre güneşten bir feyz geldiğini nazara veriyor. Aynadaki ışık, güneşin ışığından haber verir, ancak o küçük ve sönük ışığı ölçü almakla güneş hakkında gerçek bir marifete erişilemez.

Aynayı şuurlu farz etsek, kendisine o güneşin gerçek mahiyeti hakkında bir bilgi sunduğumuzda, bu haricî manayı kendi zihnindeki manada, yâni güneş hakkındaki cüz’i bilgisinde arayacak ve bizim sözlerimizi aklına sığıştıramayacaktır.

“Zerre mir'at olur, fakat mikyas olamaz.” (İşaratü’l- İ’caz) hakikatince, o ayna da güneşin ışığını gösterir, ama ondaki cüzi ışık güneşi gerçek mahiyetiyle bilmesinde ve tanımasında mikyas olamaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...