"Ahlak-ı İlahiye ile muttasıf olup Cenâb-ı Hakka mütezellilane teveccüh edip, acz, fakr, kusurunuzu bilip dergâhına abd olunuz..." Bunun için ne yapmak lazım?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ahlak-ı ilahiye denilince, İlahi Ferman olan Kur’an’ın tarif ettiği ve insanlara talimettiği ahlakı anlamak gerekiyor.

Ahlak, “hulk” kelimesinin çoğuludur; huy, tabiat, mizaç, seciye gibi mânâlara gelir. İnsanın fıtratıyla, yaratılışıyla yakın alakası vardır.

Şems suresinde bazı mahlukata kasem edilir, bunlardan birisi de nefistir. Yedinci ve sekizince ayetlerde, “nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene” kasem edilmektedir.

Bu ayet-i kerime, “her çocuğun İslam fıtratı üzere doğduğunu” haber veren Peygamber Efendimiz (asm)'in kelamıyla birlikte düşünüldüğünde, şöyle bir hakikat ortaya çıkar: Demek ki, insanın fıtratı iyice dikkate alınabilse, güzel ahlakın menşeine de inilmiş olacaktır.

İnsanın bedeni ilahi bir sanat olduğu gibi, istidadı ve tabiatı da Hakk’ın tanzim ve takdiriyledir; o da ilahidir.

Buna göre, lügat manasından hareketle, ilahi ahlak denilince insanın yaratılışında mevcut olan bu kabiliyetlerin yerli yerince kullanılması akla gelir. Ahlaksızlıkların tümünde fıtratın bozulması ve yanlış kullanılması söz konusudur.

Meselenin mühim bir yönü de “Allah'ın isimlerine mazhar olmaya” çalışmaktır. Allah Hakîm'dir, insan da hikmetli hareket etmeli, abes şeylerden uzak kalmalıdır. Allah muhsinleri sever; insan da Muhsin olmaya çalışmalıdır. Allah affedicidir; insan da kendisine karşı işlenen hatalarda öncelikle af yolunu tutmalıdır.

Allah (cc.) kerimdir, ikram etmeyi sever. Kullarının da birbirine ikram etmesini ister. Cenab-ı Hak, müminleri sever. Müminlerin de birbirlerini sevmelerinden razı olur. Allah Teâlâ Hazretleri affetmekten hoşlanır. Kullarının da birbirlerini affetmesinden memnun olur. Cenab-ı Hak, kullarına sonsuz ihsanda bulunur, onlarında birbirine yardım etmesini sever.

Bütün güzel ahlakları ruhuna mal etmek, ilahi ahlak ile ahlaklanmak demektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

leo1965
Hocam zaten meselleyi çok güzel halletmiş.Acizane bir ek olarak görülürse sevinirim. 26.söz (kader risalesi) e başvurulması çok uygun bir risaledir ene ve zerre. Eğer tam anlamıyla anlayıp hakiki manalarıyla üstadımızın gösterdiği neticelere vakıf olunursa, 30.sözde anlaşılması nisbeten kolay bir risale olur. Çünkü üstadın bahsettiği enenin kendi sınırını bilip mülkün Allah'ın olduğunu anlaması kısmı ile ilgili mesela kader risalesinde o sınırlar çok güzel şekilde anlatılmış.İnşallah yararlanılır.Saygılar..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...