"Demek, Şahid-i Ezelî, bütün kütüp ve suhufuyla ve ehl-i şuhud, bütün tahkikat ve küşûfuyla ve âlem-i şehadet, bütün muntazam ahval ve hakîmane şuunatıyla o mertebe-i tevhidde bilicma ittifak ediyorlar." Şahid-i Ezelî tabiri ile izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Demek, Şahid-i Ezelî, bütün kütüp ve suhufuyla ve ehl-i şuhud, bütün tahkikat ve küşûfuyla ve âlem-i şehadet, bütün muntazam ahval ve hakîmane şuunatıyla o mertebe-i tevhidde bilicma ittifak ediyorlar." (Mektubat, Yirminci Mektup, İkinci Makam)

Tevhid hakikatini hem Cenab-ı Hak bütün fermanlarıyla beyan etmiş, hem de o ilahi fermanlara ittiba etmekle kemale eren bütün kâmil insanlar o hakikati ilan ve ispat etmişlerdir. Her biri bir kudret mucizesi olan bu mahlukat âlemi de tevhid hakikatinin sayısız delilleriyle doludur.

Şahid; “müşahede eden, gören, şahid olan” manasına gelmektedir. Cenab-ı Hak ezelîdir, bütün mahlukat sonradan yaratılmışlardır. Yarattığı her bir mahlukuna hem varlığının hem de birliğinin hadsiz mühürlerini vurmuş, bunları bizzat kendi müşahede ettiği gibi, meleklerine ve bütün müminlere de seyrettirmiştir.

Mesela, bir meyve ancak Allah’a mahsus bir kudret mucizesi olmakla, onun varlığını gösterdiği gibi, onun meydana gelmesinde bütün bir kâinatın vazife yapması cihetiyle de Allah’ın birliğini ilan etmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...