"Hadsiz alâmet-i farika ile bütün insanlara bakan şu insan yüzündeki" Sikke-i vahdet tabirini ve bütün kâinatın omuz omuza ve baş başa vermesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Vahdet birlik demektir, zıddı kesrettir yani çokluktur.

İnsan simasındaki iki gözü, iki kulağı, iki dudağı,…, rakama döküldüğünde bir çokluk karşımızı çıkar. Ancak bu kesret aynı simada yer almakla vahdete ermişler ve bir tek şey gibi olmuşlardır. Bu vahdete şirk gidemez, yani insanın gözlerini başkası, kulaklarını başkası yaratmış olamaz.

İnsan simasındaki bu vahdet bütün simalarda da söz konusudur Hepsinde vahdet bulunmakla birlikte hiçbir sima diğerinin aynı değildir. Her biri, kendisini bütün simalardan ayıran bir alamet taşımaktadır. Gözü, kulağı ve sairlerini birer harf olarak düşündüğümüzde, aynı harflerle bu harflerin yerleri ve sayıları da değişmemek üzere sonsuz sayıda farklı kelime yazılmış gibidir.

İnsan simasındaki bu vahdet kâinat siması için de aynen söz konusudur. Onda da kesret içinde bir vahdet vardır. Yani bütün varlık âlemi “omuz omuza, el ele, baş başa” vererek birlikte çalışmaktadır. Bir fabrikanın bütün çarklarının ondan çıkacak mamul maddeye göre şekillenmesi, vazifelendirilmesi ve birlikte çalışmaları gibi, bu kâinattaki bütün varlıklar da, başta insan olmak üzere, bütün canlıları netice verecek şekilde bir fabrikanın çarkları gibi, tam bir dayanışma ve yardımlaşma sergileyerek birlikte çalışmaktadırlar. Bu küllî ve azametli tasarrufa “Vâhid-i Ehadden başka bir şeyin müdahalesi” olamaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...