Block title
Block content

"Madem öyledir. Eğer malı çok seversen, hırsla değil, belki kanaatle malı talep et, tâ çok gelsin." Kanaat ile istemek nasıl olur? Kanaat eden zaten elindekine kanaat etmek niyetini taşırken başka mal istemez ki zengin olsun.

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kanaat, sebeplere değil neticeye olur. İnsan kendisine verilmiş olan maddi ve manevi cihazlarını ve kabiliyetlerini inkişaf ettirmek noktasından çalışıp çabalaması ya da istekli olması kanaatsizlik değildir. Ama Allah, çalışıp çabaladıktan sonra hikmeti gereği sana o istediğin ve çabaladığın şeyi vermedi, o zaman tam teslimiyet ile kanaat etmek gerekir. Şayet "benim hakkımdı, neden vermedi" diye sızlanılsa, bu kanaatsizlik olur. Bir hak dava etmek ve sanki onun  hakkıymış gibi şikayet tarzında itiraz etmek ve Allah’ın verdiğini beğenmemek gibi haller kanaatsizliğin alametidir.

Sebeplere uymak, çok çalışmak ve çabalamak, ama buna rağmen verilen neticeye de tam teslim olmak kanaatin ve himmetin alametidir. Kanaat ile himmet biribirinin zıttı ve rakibi değil, kardeştirler. Kanaat ve himmetin zıttı ve rakibi hırs ve tembelliktir.

Hırs, kainatta kurulmuş tertip ve sebepler zincirine uymadan, direkt neticeye ulaşmak arzusudur. Bir ekmeğin vücut bulması ancak tarla, harman,değirmen, fırın gibi merhalelerden geçmekle olur; bunlardan birini atlasan neticeye varamazsın, ondan sonra da "Neden Allah bana vermedi" diye şikayet edemezsin, işte hırsın hakikati budur.

Kanaat ise bu tertip ve sebeplere tam uyar ve neticeyi de Allah'tan bekleyerek sonuca da tam teslim olur. "Neden az verdi, ya da neden vermedi?" diye şikayet etmez. İnsanın kendine tevdi edilen kabiliyet ve arzularına kavuşmak için çalışıp çabalamak ile kanaat ve teslimiyet arasında bir zıtlık ve çelişki yoktur. Hırsın  ve kanaatsizliğin de  çalışma ve çabalama ile  bir ilgisi yoktur. Öyle ise kanaat,  istememek anlamında değil, sebeplere müracaat ettikten sonra neticeye teslim olmak anlamındadır.

Dünya malını kanaat ile talep etmek, kainatın tertip ve kurallarına riayet ettikten sonra neticeye rıza ve teslimiyet göstermektir. Dünya malını hırs ile talep etmek ise kainattaki tertip ve kuralları hiçe sayıp, direk neticeyi talep etmektir ki, bu asla mümkün ve makbul değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Vbdestabe
Evet, hırs, zîhayat âleminde en geniş bir daireden tut, tâ en cüz’î bir ferde kadar sû-i tesirini gösterir. Tevekkülvâri taleb-i rızık ise, bilâkis medar-ı rahattır ve her yerde hüsn-ü tesirini gösterir. İşte, bir nevi zîhayat ve rızka muhtaç olan meyvedar ağaçlar ve nebatlar, tevekkülvâri, kanaatkârâne yerlerinde durup hırs göstermediklerinden, rızıkları onlara koşup geliyor. Hayvanlardan pek fazla evlât besliyorlar. Hayvânat ise, hırsla rızıkları peşinde koştukları için, pek çok zahmet ve noksaniyetle rızıklarını elde edebiliyorlar. (22.Mektub 2.Mebhas)
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...