"Sen de âdi ve böcek gibi bir hayvansın. Hayvanlardan fazla ne kıymetin var?.. Hâlık-ı Zülcelâl'e karşı ne meziyetin ve ne gibi bir hizmetin var ki!.." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
İnsan nefsi, kendini methetmekten hoşlanır. Küçük bir muvaffakiyet gösterse, onu herkese ilan etmek ister ve herkesten medih ve sena bekler.
Aynı nefis, kendisine ibadet teklif edildiğinde tam aksi bir yola girer. “Ben adi, küçük bir varlığım. Yedi kat semâvât ve arzı yaratan ve onlarda tasarruf eden Allah, benim gibi küçük bir varlıkla mı meşgul olacak; bana emirler verecek, beni yasaklardan sakındıracak?” der.
Hâlbuki insan çok iyi bilir ki, onun bütün ihtiyaçlarını âlemlerin Rabbi olan Allah görmekte, bütün âlemleri ona hizmet ettirmektedir. Öte yandan, insan kendi vücudunda çok az bir tasarruf sahibidir. Üstadımızın ifade ettiği gibi, insanın kendi ihtiyarıyla yaptığı yemek, içmek gibi en cüz’î bir işin bile ancak yüzde birisi kendisine verilmiştir. Zaten, onun iradesi dışında icra edilen ve rakamlarla ifade edemeyeceğimiz kadar çok işten insanın haberi bile olmaz. Ne yediği gıdaların kan, et vs. olmasında ona bir iş düşer, ne aldığı nefesin kanını temizlemesinde.
Nefis bütün bu işlerin görülmesinde böyle bir sual sormuyor. “Allah benim kanımın temizlenmesiyle mi ilgilenecek?” demiyor. “Yediğim gıda maddelerinden hücre yaratılmasıyla mı ilgilenecek?” demiyor. Ama sıra, ibadete, taate, günahlardan men edilmeye gelince böyle bir vehme, böyle bir vesveseye sarılabiliyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü