"Sen kendi âzâ ve duygularının hizmetlerine bak. Her biri, beka-i şahsî ve beka-i nev'î için ettikleri hizmetlerinde ayrı ayrı lezzetleri var. Nefs-i hizmet, onlara bir telezzüz hükmüne geçiyor. Hattâ hizmeti terk etmek, o uzvun bir nevi azâbıdır." İzahı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu ifadelerde mutlak olarak "görme fiili" nazara verilmiştir. Kulak için işitmek, ayak için yürümek, göz için ise görmek. İnsan gözünü bir süre kapatsa, azap çeker. Kulağını bir süreliğine kapatsa yine azap çeker. Zira bu organlar vazifelerini yapamıyorlar.

Aynen öyle de çalışmayan insanlar hayatlarından hep şikayetçilerdir. "Zaman geçmiyor..." diye eğlence merkezlerine akın ederler. Eğlence ve oyun da olsa, bir iş yaptıkları için rahatlarlar.
* * *
"Beka-i şahsi", insanın bedeninin devamı için yemesi, içmesi ve uyumasıdır ki, bunların hepsinin içinde peşin bir lezzet bulunuyor. Mesela, yemeklerdeki ve yemedeki lezzetler, içmedeki lezzet, uyumadaki lezzet hep bedenin devamına hizmet eden motivasyonlardır. Şayet yeme, içme ve uyumada bu lezzetler olmasa idi, insanın bu işleri iştahla görmesi mümkün olmazdı.

"Beka-i nev", insan türünün devamıdır ki, bunun için Allah nikâha bir lezzet koymuş; insanlar bu lezzetin sevki ile neslini çoğaltıyor. Ayrıca Allah çocuklara karşı anne ve babaya müthiş bir şefkat ve iştiyak vermiş ki, anne-baba gerektiğinde evladı için canından geçebiliyor. Yani cinsel haz ve evlada karşı olan şefkat, beka-i nevin en büyük motivasyonlarıdır diyebiliriz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...