Üstad, Katre Risalesi'nde dört kelime ile dört kelamdan bahsediyor. Kelam, kelimeden daha geniş bir ifade olmasına rağmen, neden “ene”, “Rabbi vahid” gibi ifadeleri kelam olarak nitelenirken, “mana-yı ismi”, “mana-yı harfi” kelime olarak nitelendiriliyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Kırk sene ömrümde, otuz sene tahsilimde yalnız dört kelimeyle dört kelâm öğrendim; tafsilen beyan edilecektir. Burada, yalnız icmalen işaret edilecektir. Kelimelerden maksat, mânâ-yı harfî, mânâ-yı ismî, niyet, nazar'dır. Şöyle ki:"

"Cenab-ı Hakkın mâsivâsına, yani kâinata mânâ-yı harfiyle ve Onun hesabına bakmak lâzımdır. Mânâ-yı ismiyle ve esbab hesabına bakmak hatâdır."(1)

Kelam, sözlükte "söz, deyiş, cümle, hat ve işaret" gibi anlamlara gelmektedir. Sesle ifade edildiğinde lafız veya kavil; yazıyla ifade edildiğinde hat veya kitabet; işaretle ifade edildiğinde ise, remiz veya resim adını alır. Kelâm, Allah'ın bir sıfatı ve Kur'ân'ın lafızları için de kullanılır.

Kelime ise, manası olan en küçük söz veya cümlenin yapısını teşkil eden unsurlardan birisidir. Kelime, isim, fiil ve harf olmak üzere dilbilgisinde üç kısma ayrılmıştır. "Bir tek söze" kelime denir.

Görüldüğü üzere kelam ile kelime arasında ayırt edici baskın bir nüans bulunmuyor. Üstad Hazretleri "dört kelam" ile "dört kelime" ifadesini konuları kategorize etmek için kullanmış olabilir.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Katre.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...