"Çünkü hamd, in’am şeceresini, nimet semeresinde gösterir..." cümlesini devamıyla birlikte açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet; وَاٰخِرُ دَعْويهُمْ اَنِ الْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ["Onların duaları şu sözlerle sona erer: Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur." (Yûnus, 10/10)] olan âyet-i kerime, hamdin ayn-ı lezzet olduğuna delâlet eder. Çünkü, hamd, in'am şeceresini, nimet semeresinde gösterir. Ve bu vesileyle zeval-i nimetin tasavvurundan hasıl olan elem zâil olur. Çünkü şecerede çok semere vardır, biri giderse, ötekisi yerine gelir. Demek hamd, ayn-ı lezzettir."(1)

Hamd, kulun, Allah’ın verdiği nimete karşı teşekkür etmesidir. İnam ise, Allah’ın insana ikram ettiği ve arkası kesilmeyen nimet silsilesidir. Yani Allah’ın insana ikram ettiği ve edeceği nimetleri sonsuz bir ağaç gibi düşünürsek, bu nimetlerin ardı arkası kesilmeyecek demektir. İşte ayette "ezelden ebede şükür Allah’adır." ifadesi, bu sonsuz nimet ağacının idrak edilmesi iledir. Yoksa bir ikramdan sonra nimetin arkası kesilse, insanın Allah’a sonsuza denk şükretmesi mümkün olmazdı.

İnsanın ettiği ve edeceği şükürler, verilmiş ve verilecek nimetlerin bir ismi bir işareti bir sembolü gibidir. Öyle ise "Hamd aynı nimettir." sözü çok güzel ve özet bir sözdür. Yani insan gelecekte tadacağı nimetlere bilkuvve ve binniyet şimdiden teşekkür ediyor demektir.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Habbe.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...